Avrupa Futbolunda Son Durum

b8aeed99045618b5d55902

AVRUPA FUTBOLUNDA SON DURUM

Her sene Eylül ayında bu başlıkla yazı yazmak benim için bir gelenek oldu. Bu gelenekten sadece benim haberim var ama…Bu sene de yazalım bakalım. İngiltere, İspanya ve Şampiyonlar Ligi’ni iyi takip ediyorum. Almanya ve İtalya’daki derbileri denk gelirsem izliyorum. Türk futbolundan istifa ettim ve Türk futbolunun gelmişini geçmişini merak etmiyorum artık. Avrupa’daki futbola bakınca TR’deki halı saha gibi geliyor zaten.

Şimdi bu ülkeler tek tek bakalım.

İSPANYA

Ciddi liglerde yedi puanlık farkın kapanmasının çok zor, sekiz puanlık farkın kapanmasının da imkansıza yakın olduğunu düşünüyorum. Bu, en son ne zaman oldu bilmiyorum. Şu anda Barcelona ve Real Madrid arasındaki puan farkı dört ve az sonra Madrid dörtte dört yapan Sociedad’la deplasmanda karşılaşacak. Kaybederse puan farkı yedi olacak ki o zaman Barcelona “Şampi…” diyebiliriz. Real Madrid’in geçen sen tüm maçlarını izledim. ŞL’de çok etkiliydiler ama ligde çok siliktiler. Fakat kimse bunu iplemez. ŞL’yi üst üste iki kere kazanan takım oldular ve tarih bunu yazacak. Bu sene de alabilirler. Zaten ŞL’yi Barcelona, Madrid ve Münih’ten başkası alırsa sürpriz olur. Üç ay sonra 33 yaşında olacak Ronaldo tekleyene kadar sorun yok gibi ama ondan sonrası muammalı. Şu anda dünyada süper star da yok. Barcelona beni dinleyip Willian, Özil ve Sterling’i alsaydı hiçbir sorun yoktu ama onlar gidip Çin’den 40 milyona Paulinho’yu aldılar ve kendisi “Beni neden aldılar, anlamadım” dedi. Neymar’ın yerine gelen Dembele tam Barcelona oyuncusu ve büyük işler başaracak bana göre. Bir, iki sene sonra Neymar gibi olur. Diğer takımlarla ilgilenmiyoruz. Bu iki devi geçemeyeceklerdir.

 

İNGİLTERE

Bu sene şampiyonluk Machester’a gidecek bence. Derler ki Mourinho takımları ikinci senesinde ritm bulur. Ama ne ritm buldu! Ferguson Mancehester’ ı gibiler. Üstelik bir gol makineleri var. Nistelrooy ve Ronaldo’dan sonra ilk defa gol makinesi buldurlar. 24 yaşında ve Premier lig’de 90 gol rakamına ulaşmış Lukaku tam bir gol makinesi. Mikitaryan da çok formda. Zaten iki, üç sene önce Dortmund’da 26 asist yapmıştır. Ciddi ülkelerde 26 asist sayısına ulaşmak imkansıza yakındır. City de bomba gibi. Defansa iki rekor transfer yaptılar. İleri uç zaten bomba gibi. Tıpkı United gibi 16 gol attılar iki gol yediler. 9 Aralık’ta büyük derbi var. Şimdiden nefesimi tuttum. Liverpool taraftarı 30 senedir, Arsenal taraftarı da 15 senedir “Bu sene o sene mi” diye soruyorlar sezon başında ama üç, dört hafta sonra “Bu sene de o sene değilmiş amk” diyorlar. Yine öyle oldu. Chelsea ise geçen sene büyük bir sürpriz yaptı ve şu anda babalardan sadece üç puan geride. Bakacağız. Bu arada ben hala Leister City’nin nasıl şampiyon olduğunu anlamadım…

ALMANYA

Ne denebilir ki? Bayern Münih’in 10 şampiyonluktan sekizini aldığı bir ülke burası. Bayern Münih’le ikinci olmak, Çankırı’yı CHP’nin kazanması gibi bir şey. Bayern Münih bu sene ŞL’de ne yapacak? Her zamanki gibi soru bu.

İTALYA

Juventus üst üste altı şampiyonlukla kendisine ait beş şampiyonluk rekorunu kırdı. Yediye gidiyor. Dörtte dört yaptı. Bir daha ŞL’de final görüp “kaybedeceklerini” sanmıyorum yalnız. Uzun yıllar ŞL finali “kaybetmeyi” özleyecekler. Milan’ı özlediğimi söylemiştim ama sanırım Milan çok uzunca bir süre daha geri gelmeyecek L Inter de dörtte dört yaptı ama kimse Juventus’a kafa tutabileceğini sanmıyor. Soru şudur: Juventus ŞL’de üç babadan biriyle ne zaman karşılaşıp elenecek?

FRANSA

PSG şampiyon olmazsa bu işi bırakırım. Orada da sorun şu PSG ŞL’de üç babadan biriyle ne zaman karşılaşıp elenecek? Gerçi bu, Juventus’ta olduğu kadar kesin değil.

ŞL

Dediğim gibi Barcelona, Bayern Münih veya Real Madrid’den başkasının kazanmasını beklemiyorum. Yalnız Beşiktaş Porto’yu deplasmanda yenerek ilk defa birinci torbadan gelen takımı, tur atlaması kesinleşmemişken yenen Türk takımı oldu diyecektim ki Porto’nun ikinci torbadan geldiğini fark ettim. 2003-04’de Chelsea birinci torbadan mı gelmişti? Gerçi o Chelsea Abramoviç ve Mourinho’nun Chelsea’si değildi. Yedeklerle çıkan Manchester United’ı yenen Fenerbahçe’liler “Dünya devini” yendikleri propogandası yapmışlardı. Son maçta birinciliği garantileyen takımlar son maçlar bebelerle çıkıyorlar ve onları zor bela da olsa yenen Türk takımları ve Türk futbolu riyakarlık şovuna başlıyorlar. Hoşlanmıyorum bunlardan. Çocuk mu kandırıyorlar? Gerçi tam olarak da öyle yapıyorlar aslında…

Bakıyoruz, izliyoruz. Bu sene daha iyi olacak gibi…2018’de Dünya Kupası da var. Dünya Kupası olan yılları severim.

Bu yazı Futbol, Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.