Bu Filmi İzlemeyin!

DEATH_OF_STALIN_POSTER_1000-920x584

Filmin sonunda Beria’yı Merkez Komitesi toplantısında apar topar yargılayıp kurşuna diziyorlar…

Hatta SPOILER’ı da vererek filme iyice zarar vereyim…(Bknz. Umut Sarıkaya tipi dilek kipleri.)

Gerçi “spoiler” sayılır mı, bilemiyorum. The Death of Stalin / Stalin’in Ölümü” adlı İngiliz filmini izleyecek olanların kendisinin biyografisine aşina olmaları beklenir. Hepsi gerçek bir karakter olan MK üyelerinin de hayatlarına, kişiliklerine aşina olmaları beklenir. Bu kişiler de NKVD (istihbarat) şefi Beria’nın Stalin’in ölümünden sonra birkaç günde başa bela olmaması için temizlendiğini bilirler.

Temizleyen kimdir? Başını Hruşçov’un çektiği bir ekip. Hruşçov kimdir? Stalin’den sonra yönetime gelmiş ve Stalin’in kişi kültüyle büyük bir hesaplaşmaya girmiş ve onu tarihten silmeye çalışmış bir adamdır. Fakat bunu on yıllarca onun en yakınında olmuş bir insanken ve yanında “babamız Stalin” diye ağlamış bir insanken yapmıştır.

Stalin’i beğeniyorum ve sahipleniyorum. Bence tarihteki en “başarılı” insandır. Bakınız İskender’in fethedebilecek her yeri fethetmesiyle işçi sınıfı adına siyaset yapan bir insanın bu yaptıkları aynı şey olmasa gerek. Durun, ölümlere geleceğim…

İngiltere kıl mizah anlayışı çerçevesinde böyle bir film çekmiş. İngiliz kıl mizahı sarkazm üzerine kuruludur. Yorum bölümünde sarkazm ile ilgili yazıma bakınız…Bu mizah bir an için bile güldürmez ama sizi sürekli şaşırtarak ilginizi canlı tutar. İngilizler genelde kibirli insanlardır. Evet, bu böyledir. Kibirden arınmış insanların çektikleri filmler yine o sarkazmı barındırır ama lezzetlidir. Örnek Mike Leigh filmleri…

İngilitere bu filmi çekmiş. Rusya da filmi yasaklamış. Tam emin değilim ama hoşlanmamışlar filmden. O kadar da değil demişler.

Stalin’in sunumu zaten malum da onun en yakınında bulunan ve ülkeyi yöneten karakterlerin bu denli düşkün karakterler olarak gösterilmesi onları rahatsız etmiş.

Anti-komünistlerin anı kitaplarından ve BBC belgesellerinden tanıyoruz bu insanları. Stalin’in en çok eleştirilmesi gereken yanı bence ülkeyi yönetecek dirayetli ve devrimci bir ekibi hazırlamamış olmasıdır. Fakat yine yorum bölümünde göreceğiniz “Stalin’le İlgili Kitaplar” başlıklı yazımda, bu kitaplardan birinde Stalin’in başını kaşıyacak vakti olmadığını, her şeyi yapmaya gücü yetmediğini, çok büyük tarihsel kurumlarla çok büyük bir mücadeleye giriştiği için kendisine en kısa zamanda en iyi çözümü aldıracak kişilerle çalıştığını yazıyor. Doğal olarak bu kişilerin bazıları dalkavuktu ve de devrimci değildi.

Bizlerin ülke yönetmenin ne demek olduğuna dair en ufak bir fikrimizin olmadığından dolayı sık sık boş konuşuyoruz.

Neyse şimdi çıkmam lazım. Akşam devam edeceğim yazıya. Bye

Tekrar merhaba, akşam oldu. Yazıyı devam ettiremeyeceğim çünkü çok işim var. Zaten dört layk geldi, çok da şeetmemek lazım…

Bu yazı Sinema, Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.