Bu Sene Futbolda Tanıklık Ettiğimiz ve Edemediğimiz Tarihler

ronaldo-bicycle

*FEK’in bir teorisi vardır. Ne zaman ben futbolda tarihe tanıklık etmek için TV başına geçsem o şey yalan olur… Doğrudur, bu şey birçok kez gerçekleşti ama gerçekleşmedi de. Bakalım bunlara.

*Tanıklık ettiğimi en çarpıcı tarih Real Madrid’in yaşattığıdır. Üst üste üç kez ŞL şampiyonu oldular. Bunu en son 1974-76 yılları arasında Bayern Münih başarmıştı. ŞL döneminde kimse yapamadı hatta kimse üst üste iki bile yapamamıştı. Messi’nin tarihin en iyisi olduğu nasıl netse benim için Real Madrid’in en iyi futbol kulübü olduğu da nettir. Kupa 1’in ilk beş sezonunun ben sayılmaması gerektiğini düşünürüm. O kadar önem verilmiyor. Ondan sonra Milan’ın yedi şampiyonluğu vardır. Real Madrid sekiz yaptı.

*Bir rekor da Zidane kırdı. Üç ŞL’li üçüncü teknik direktör oldu. Bunlar Ancelotti ve 70’li yıllar Liverpool hocası Bob Paisley’dir.

*Ronaldo beş şaimpiyonlukla en fazla ŞL’si olan oyuncu oldu. Aslında o 50’li yıllarda Gento diye birinin altı şampiyonluğu var. Maldiini’nin de ikisi eski dönemde olan beş şampiyonluğu vardır.

*Ronaldo üst üste altı kez ŞL gol kralı oldu. 2014-15’te Messi ve Neymar’la paylaştı bu unvanı. Messi’nin o final maçında gol atamaması istatistikler savaşında kendisi için kötü oldu.

*Ronaldo Juventus maçında 2.20 metreden rövaşata golü attı ama bence finalde Bale’nin attığı gol 2002 yılındaki Zidane’nın golünden bile daha “unbelievable”dı.

*Yarı finalde City, Bayern, Barcelona ve Real göreceğimizi düşünüyorduk. O yüzden ben ocak ayında ŞL’nin DK’dan daha unutulmaz olacağını iddia etmiştim. Bu da yaladığım 187. iddia oldu.

*Barcelona’nın 5-2’den tur vermesi inanılmazdı.

*Juventus neredeyse 0-3’ten tur atlıyordu.

*PSG grup aşamasında gol rekoru kırdı sanırım. Veya Liverpool.

*Liverpool’un finale çıkınca ŞL alacağına hiç inanmadım. Tabi bu bazı Beşiktaşlıların Bayern Münih’i eleyeceklerine olan inançlarından daha kuvvetli değildi.

*Önümüzdeki üç sene boyunca da iddiam geçerli: ŞL’yi Bayern, Real, Barca, City veya PSG dışında bir takım a-la-maz.

*Beni en çok hayal kırıklığına uğratan şey Barcelona’nın yenilgisiz şampiyonluğu ıskalaması oldu. İki maç kalmıştı. Bütün önemli maçlar geride kalmıştı. Her şey bitmişken ve elde sadece bu rekor varken Messi’yi Levante deplasmanına götürmediler. Messi’nin olmadığı maçlarda Barcelona ciddiyetini kaybedebiliyor bazen. 53. dakikada durum 5-1’di. İnanılır gibi değil. 50 senede olmamış bir şey. 71. dakikada 5-4 oldu ama geçmiş olsun. Aslında herkes bunu City’nin başaracağını düşünüyordu ama olmadı.

*City üst üste 18 maç kazanarak İngiltere rekorunu kırdı. 20 yapıp Avrupa rekorunu (19 ile Bayern Münih’te) kıracakken Palace’a puan verdi.

*City puan farkı rekorunu da kırdı.

*Yedi maç kala şampiyonluğunu ilan edecekken ki bu da bir tarihti, yine inanılmaz bir futbol hikayesi oldu. Bir puan yetiyordu, ezeli rakip United karşısında 2-0 öne de geçtiler ama United geldi ve üç gol attı.

*Bayern Münih de yine bir şeyler yapmıştır da şimdi uğraşamam onlarla.

*Juventus altı şampiyonluk rekorunu yedi yaptı. Napoli neredeyse çelmeyi takıyordu. Deplasmanda Juve’yi yenerek Roma ve Inter deplasmanlarına gidecek olan takımın bir puan ensesine geldi. Ama sonraki hafta sıçtılar.

*Juve’den gelen inanılmaz rekor şu oldu: Üst üste dört kez double yaptılar. Hiçbir ciddi ligde olmayacak bir şey.

*Messi 613 gole ulaştı. Ronaldo 646 golde. Ancak Ronaldo, Messi’den 111 maç daha fazla oynadı. Messi 0,80 gol ortalamasına sahip, Ronaldo 0,74.

*Ballon d’Or’u Ronaldo alacaktır, Messi ise Golden Boot’da rekorunu geliştirecek. Messi DK alırsa Ballon d’Or’u alabilir. Salah DK alamaz. Mümkün değil.

*Yine bir Barcelona hocası ilk senesinde double yaptı.

*Bu sene bayrak adamlar vedalarına da tanık olduk. Buffon. Ve asıl onemlisi Iniesta. O maçta aslında Real Sociedad’ın 15 yıllık bayrak adamı Xabi Prieto da veda ediyordu.

*TR’de rekorlar kırıldı. Fatih Terim yedinci şampiyonluğunu aldı. Altıncı şampiyonlukta beş şampiyonluklu Ahmet Suat Özyazıcı’yı geçmişti zaten.

*GS 21 yaptı. Fener’in iki puan önüne geçti. Büyük bir psikolojik üstünlük elde etti bana göre. Seneye de şampiyon olursa Fener’in bu farkı kapatması çok çok zor olacaktır.

*Gomis ligde en çok gol atmış yabancı oyuncu oldu. Futbol tesisatçısı Alex’i (FEK’e provokasyon) bir golle geçti. Aslında ben bir ara Tanju Çolak’ı geçebilir diye düşünmüştüm.

*Ankaragücü lige döndü ama ezeli rakibi Gençlerbirliği düştü. Aralarında derbiye benzer bir rekabet vardı oysa ki.

*Mayıs ayına şampiyonluk iddiası olan dört takım taşıyan Türk futbolu da bir rekor kırdı. Son haftaya üç takımın kalması da çok uzun zamandır olmayan bir şeydi. İngiltere, İtalya ve İspanya’da (Almanya’yı buraya dahil etmiyoruz) işlerin erken sonuçlanması beni normalden iki üç hafta önce Türk futboluna yönlendirdi.

*Fransa Kupası finalinde PSG’nin karşısına ikinci ligden Les Herbies dikildi. “Garibanlar” bir şeyler yapabilir mi diye maçı seyrettim ama hiç zorlayamadılar. Ve bu takım son hafta liginde yenilerek üçüncü lige düştü.

*Erzurum ve Gaziantep arasındaki play-off finalini de izledim. Gaziantep penaltılarda iki kere maç kazanmak için attı ama ikisini de kaçırdı. Erzurum yendi.

*TR’de ikinci ligden birinci lige çıkan takımların üçü de kendileri için “şampiyon olduk” diyorlar.

*DK’da en büyük favorim Almanya. Sonra Arjantin, Fransa, Brezilya geliyor.

Görüşürüz.

Bu yazı Futbol, Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.