Kategori arşivi: Zeki Demirkubuz

“Made In Europe” (2007)

Habertürk köşe yazarı Ece Temelkuran benim takip ettiğim, fikirlerine değer verdiğim bir insan. Erkek kardeşi İnan Temelkuran ise benim yazdığım Çeviri Hatası 4 yazısında anılmıştı. O yazıda bahsi geçen “Bornova Bornova” filminde kullanılan Yürütücü Yapımcı kullanımı yerine, Temelkuran’ın ilk filmi … Okumaya devam et

Aki Kaurismaki, Bornova Bornova, Fatih Akın, İnan Temelkuran, Indie, Jim Jarmusch, Made In Europe, Mean Streets, Michael Haneke, Mr. H, Night on Earth, Zeki Demirkubuz kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Allah belanızı versin!

Rahatsız edici film kategorisinden elimde ziyadesiyle film mevcuttur. Bu türe özel bir merakım olduğundan değil her türlü film izlemeyi sevdiğim için bir şekilde arşivime girdi bu filmler. Kaldı ki insanı sarsan, düşünmeye sevkeden, ezberlerini sendeleyen, bir tezi ve sanatsal değeri … Okumaya devam et

Cannibal Holocaust, Freaks, Hilkat Garibeleri, Pink Flamingos, Scrapbook, Zeki Demirkubuz kategorisine gönderildi | 4 Yorum

Muhammed Tiryaki röportajı

estarabi.blogspot.com‘un yazarı Muhammed Tiryaki’yle elektronik posta yoluyla bir röportaj yaptık (burada yaptım mı demem gerekiyordu acaba?). Kendisine değerli vaktinden ayırdığı için çok teşekkür ederim. Bu benim röportaj serisinde gerçekleştirdiğim ilk röportajımdı. Daha önce Sinema dergisinin en arkasında yer alan fikis … Okumaya devam et

agah özgüç, Aki Kaurismaki, Muhammed Tiryaki, röportaj, Sinema dergisi, Zeki Demirkubuz kategorisine gönderildi | 3 Yorum

İşçi Üçlemesi

  Geçtiğimiz Haziran ayında Finlandiya’nın başkenti  Helsinki’ye gittiğimde insanı rahatsız edecek kadar fazla olan bir dinginlikle karşılaşmıştım. Etrafta neredeyse yoka yakın bir problem potansiyeli vardı. Her şey yolunda ve düzenli gibi görünüyordu. Yayalar gece yarısı bomboş yolda bile kırmızıda duruyorlardı … Okumaya devam et

Abbas Kiarostami, Aki Kaurismaki, anti-kahraman, Ariel, Jim Jarmusch, Rainer Werner Fassbinder, Sanat Filmi, Shadows in Paradise, The Matchfactory Girl, Zeki Demirkubuz kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Kanal D’nin ayıbı

  Geçenlerde kanallar arasında gezinirken tanıdık bir melodi çarptı kulağıma. Sergio Leone’nin veda filmi olan “Once Upon a Time in America/Bir Zamanlar Amerika”nın pan flütle çalınan muhteşem tema müziği.  Müziğin sahibi herkesin önünde saygıyla eğildiği müzisyen Ennio Morricone. Kanal D … Okumaya devam et

Ennio Morricone, müzik, Once Upon a time in America, Sergio Leone, Zeki Demirkubuz kategorisine gönderildi | 3 Yorum

“Kader”i yeniden izlemek

Bu benim “Kader”i üçüncü izleyişimdi. İki sene yaşadığım Sinop’ta sahnelerinin olması bu filme torpil geçmeme sebep olmuş olabilir. Daha önce dediğim gibi Zeki külliyatını üç-beş senede bir gözden geçirmek gerek. Yıllar boyu biriktirdiklerinizle onun filmlerine farklı yaklaşabiliyorsunuz. Aslında “prequel”denen bir … Okumaya devam et

Kader, Masumiyet, Milenyum, Tekrar izlenen filmler, Türk Sineması, Yazgı, Zeki Demirkubuz kategorisine gönderildi | 2 Yorum

“Bekleme Odası”nı tekrar izlemek

Geçenlerde İstanbul’da Cihangir’de bir kahveye gittim. Dediklerine göre Zeki oraya takılıyormuş. Gerçi görseydim ne yapacaktım bilmiyordum ama orada bazı Zeki filmlerinde ve bazı diğer nitelikli filmlerde oynamış aktör Ufuk Bayraktar’ı gördüm. Bir kaç gün önce beni ziyarete gelen arkadaşım da … Okumaya devam et

bekleme odası, Film, Milenyum, Tekrar izlenen filmler, Türk Sineması, Yönetmen, Zeki Demirkubuz kategorisine gönderildi | 6 Yorum

“Kıskanmak” (2009)

Zeki Demirkubuz’a eğilmeye karar verdiğimde, her gün bir Demirkubuz filmi izliyordum. İçeriden sadece filmlerin seslerini duyan annem “manyak bu la, her gün aynı filmi izliyo” demişti kardeşime. Auteur olmakla ilgili yazımda bundan bahsetmiştim. 23 Aralık 2008’de de şöyle bir yazı … Okumaya devam et

C Blok, Film, İstanbul Kanatlarımın Altında, Kıskanmak, Milenyum, Salkım Hanımın Taneleri, Türk Sineması, Yönetmen, Zeki Demirkubuz kategorisine gönderildi | 2 Yorum

“Siyah Beyaz” (2010)

Doğma büyüme Ankara’lı olduğum için Ankara’da geçen filmleri severim. Çok az vardır bunlardan. En iyilerinde Zeki adında olanların imzası vardır: Ökten’den Düttürü Dünya (1988) ve Sürü (1979), Demirkubuz’dan Masumiyet (1997). Bu filmden önce Siyah Beyaz barın varlığından haberim yoktu. En … Okumaya devam et

2010lar, Düttürü Dünya, Film, Indie, Masumiyet, Siyah Beyaz, Sürü, Tuncel Kurtiz, Türk Sineması, Zeki Demirkubuz kategorisine gönderildi | 4 Yorum

Auteur olmak veya olmamak

Zeki Demirkubuz’u keşfettiğimde her gün bir filmini izliyordum. İçerideki odadan sadece sesleri duyan annem “oğlum deli misin sen her gün aynı filmi izliyorsun?” diye sormuştu. Auteur olmak işte böyle bir şey. Kendine ait bir tarzı olmak, kolayca ayırt edilebilen bir … Okumaya devam et

Auteur, John Carpenter, Sergio Leone, Woody Allen, Yönetmen, Zeki Demirkubuz kategorisine gönderildi | Yorum yapın