EŞLİ BATAK TEZLERİ

Not: Daha önce yazdığım bu yazıyı ancak yayınlama forsatı buluyorum. Afiyet olsun.
Daha önce öne sürdüğüm “Tavla Tezleri” ve “Kelimelik Tezleri” gibi eşli batağın da tezlerini öne sürme fikri aklıma geldi. Tavlada dünyanın en iyisiyim ama bunda öyle bir iddiam yok. Düşüncelerim şu şekildedir:
*Kural olarak, bazıları ihaleyi sekizden başlatıyor, bazıları da yediden. Sekizden başlatanların düşüncesi, “ucuza gitmemesi” şeklinde. Bence yediden başlayınca oyun daha alengirli hale geliyor. Acaba ne demek istedi? Eli nasıl? Sekizden başlayınca birisi sekiz diyor ve onun üstüne pek bir şey diyen çıkmıyor.
*Bu oyunda batırmak daha karlı bir iş. 8-5 olursa üç point fark atıyorsunuz. 9-4’e beş point ama batırırsanız en az 14 point fark atıyorsunuz.
*Üfürülecekse oyunun başında üfürülmeli.
*Çizme denen şeyin kuralı da belirsiz. Kimi yerlerde “çiz” demeden de çiziliyor ki ucuza gitme asıl budur fakat oyuna alengir katma açısından düşünülmeli. “Çiz” deyip de çizmek çok zor olan bir şey. Ortağınız 9 der siz de uzun bir taraf vardır falan…
*Ortağın mecburcu ise, yedi demek çaresiz değilim, bir şeyler yapabilirim, çok iyi değilse bana bırak demektir. Sekiz demek dokunma demektir.
*Karşı taraf mecburcuysa, yedi demek ortağınıza sana destek sağlıyorum sekiz diyebilirsin demektir.
*Karşı taraf mecburcuysa son kişinin yedi demesi çok mantıksızdır. Çünkü dediğimiz gibi batırmak çok daha karlı bir iştir. Onların ihalesinde 7-6 skor yapmanın pek bir anlamı yoktur.
*Mecburcu ihaleyi almak zorunda kalırsa ve eli zayıfsa kozu zayıfa söylemek bazen işe yarayabilir. İki tane dörtlü parça varsa o dörtlünün zayıfı karşıda as papaz yakalayabilir. Yakalayamayabilir de.
*El açıldığında önce kurtarılacak papazlar halledilmeli.
*Kozlar bitirilmeden bir seri iki kere çalıştırılmamalı. Fiks dönme nadiren olur çünkü.
*As ve kız varsa empas mutlaka düşünülmeli.
*Bazen bacağa bile empas atmak gerekebilir.
*Yerde bir kız var, elde de as var, o zaman en küçükle gidilip koltukta oyuncu tırsıtılmalı. Blöfü yerse fazladan bir point yapmış olursunuz.
*En güzel şeylerden biri, rakibin birinin çekerine diğer rakibi çaktırmak. Çok zevkli.
*Kozların mümkünse sekizi ve dokuzu da takip edilmeli. Oyunun sonunda gerekebiliyor.
*Yere geçilen kağıtlar bonkörce harcanmamalı.
*Aynı şekilde ele fırsat geçince yer geçişler öldürülmeli. Bazen de ele fırsat geçince alırlar alınmalı. As, papaz falan. Rakibin kozu güçlüyse size o fırsatı bir daha vermeyebilir.
*Rakibiniz sekiz dedi, sizin de sadece uzun bir tarafınız var. Destek yok. O zaman dokuz denmeli.
*Dörtlü koza ihaleye girilmemeli.
*İki beşli varsa, çekerleri olmasa bile, ihaleye girilmeli.
*Siz mecburcusunuz, ortağınız yedi demiş. Neredeyse her zaman ona bırakılmalı. Gerek yok. Dediğim gibi sadece uzun bir taraf varsa ve destek yoksa mecburen ihaleyi alıyoruz.
*İki 61’lik ve bir 75’lik usta eli iki haftada bir falan iyi olur. Onun dışında sık sık oyun oynamayı doğru bulmadığımı “Tavla Tezleri”nde söylemiştim.
*Elinizin tırt olduğunu ima eden her türlü söz, mimik ve hareketten kaçınmalıyız.
*Oyun başlamadan önce varille çay demlenmeli.
*Bir müzik listesi de iyi gider.
*Tavla ve Kelimelik bir yazılma aracıdır. Daha doğrusu yazılma için olanaklar sunar ama eşli batak için böyle bir şey yoktur.
*Sigara içilen yerlerde oynamak ızdırap.
*Mümkünse sarı ışıkta oynanmalı. Zaten hep sarı ışık bence. Beyaz ışıktan diskiniyorum.
İyi günler.
Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.