Salak Milyoner Filmi ve Şu Anda Var Olmayan İki Anıt

1974 tarihli “Salak Milyoner” filmini bilirsiniz. Kolektikf haıfzada “İstanbul’a define aramaya gittikleri film” diye bilinir. Yönetmenin, oyuncularının isimlerinin anılmasına gerek yoktur. Devam filmi ise “Köyden İndim Şehire” adlı filmdir. O da “Ankara’ya altınları bozdurmaya gittikleri film” şeklinde kolektif hafızada kodlanır.
 
“Salak Milyoner”de Taksim’de bir saatli taş arama sahnesi vardır. Bu sahnede Zeki Alasya’yı 27 Mayıs Süngü Anıtı’yla, Halit Akçatepe’yi de yerine kon(a)mayan İsmet İnönü heykelinin kaidesiyle görüyoruz. İki yapının da hikayesine odaklanalım…
 
27 Mayıs Süngü Anıtı, İkinci fotoğrafta görüldüğü üzere Taksim meydanın ortasına dikildi. 27 Mayıs’tan kısa bir süre sonra dikilen bu anıt, 1981 yılında 12 Eylül yönetimince kaldırıldı. Fena halde ideolojik olan bu anıt, toplumu ortadan ikiye bölüyordu. Toplumun yarısı buna ikna değildi ve ilk fırsatta da kaldırıldı. Bugün de böyle ideolojik simgesel işler varsa ve toplumun yarısının onayını alıp yarısının onayını almıyorsa onlar da bir süre sonra kaldırılacaklardır. Heykeller, köprü isimleri, meydan düzenlemeleri böyledir. Dönemin ruhunu yansıtır ama dönem geçince hemen müdahale görürler. Eğer üzerinden çok uzun süre geçmiş ve artık o ideolojik ton birer nostalji unsuruna dönüşmüşse kalabilirler.
 
Filmde Kayserili kardeşlerden birini oynayan Halit Akçatepe’yi de bir anıta oturduğunu görüyoruz. O sahneden saniyeler önce Kemal Sunal ve Metin Akpınar’ın aynı anıtın çevresinde dolaşırlarken çarpıştıklarını görüyoruz. Daha yakın bir çekim olan o sahnede kaide üzerinde İsmet İnönü’nün ismini görürüz. Bu anıt, bugünkü Taksim Gezi Parkı’nın merdivenlerinin üzerindeki boş alanda 1982 yılına kadar kalan İsmet İnönü atlı heykelinin kaidesidir. Günümüzde Maçka Taşlık Parkı’nda yer almaktadır.
 
1940’lı yıllarda Taksim Gezi Parkı’na İnönü’nün bu atlı heykelini dikmek istediler. Yedi metrelik kaidesi yapıldı. Heykelin yapımı da yılan hikayesine döndü. DP iktidarı başlayınca siyasi çelişkiler baş gösterdi elbette. Heykelin kaidesi Gezi’ye kondu ama heykel Milli Türk Talebe Birlik’lerinin protestoları neticesinde kaideye yerleştirilemedi. Bu gençlik örgütü Türkiye’de benim sık sık bahsettiğim 200 yıllık kavganın kritik örgütlerinden biridir. Tayyip Erdoğan da bu örgütten yetişmiştir.
 
Heykel yerleştirimedi ama kaidesi yıllarca orada kalmaya devam etti. 1974 tarihli filmde halini görüyorsunuz. 1982 yılında 12 Eylül iktidarı esnafça bir hamleyle kaideyi Maçka Taşlık Park’ına taşıdı ve heykeli de üstüne kydu. Ne şiş yandı ne de kebap…
 
Kent meydanlarındaki heykeller asla sadece heykeller değillerdir. Herkesin gözü onların üzerindedir. Başlarına her an bir şeyler gelebilir. Sanatsal, estetik değerleri o anda hiçbir şey ifade etmez.
 
Cu
Bu yazı mimari, Sinema, Tarih, Uncategorized kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.