Umutsuzluk ve Mizantropiyle İlgili Düşüncelerim

Aslında şu anda bir hata yapıyorum: Bir derbi maçının aktif saatlerinde SM’de paylaşımda bulunuyorum. Bu saatlerde yapacağınız paylaşım; düzenleyeceğiniz eylem, etkinlik, toplantı, buluşma, düğün, gün, anma falan hep gümbürtüye gider. Valla… Eylem gibi ciddi bir iş bile, o saatte derbi maçı varsa sallanmaz. Neyse, madem başladık devamını getirelim. Gelecekten umutsuzluk ve mizantropiyle ilgili ne düşünüyorum? Mizantropi yani insan türünü sevmeme… Özellikle 2015 yılındaki seçimlerden sonra mizantropi adeta bir trende dönüştü. Umutsuzlukla beraber… O kadar şey yaşanıyordu ve bunlar görmüyorlar mıydı? Cevap görmüyorlardı. Bizim dar ve steril çevremizde bulunup da “her şeyi gören” arkadaşlarımız kadar onların trolleri vardı. Kendi dar ve steril çevremizi (Caddebostan sahilini falan) TR’nin ortalaması zannetmek çok yaygın görülen bir hataydı. Ee, trend de başlayınca hepimiz kapıldık buna. Gelecekten umutsuzduk ve insanoğlunu sevmiyorduk. Bunun altını dolduracak felsefik ve politik arka plana ise asla ve asla sahip değiliz. Cahiliz ve bunu kabul edip, bunun üstüne gitmeye cesaretimiz yok. Peki biz böyle eksikliyi de hırsızın hiç mi suçu yok? Var kesinlikle. Masum değiller. TR’nin politik atmosferini belirleyen İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinin esnafları, orta sınıfları ve devlet memurları (kod adı: Duran abi) çok kötü durumda. Hem düşünsel anlamda çok niteliksiz hem de karakter anlamında bozuk. Onun değişeceği, gelişeceği yönünde en ufak bir emare an itibariyle yoktur. O, ancak değişmeye zorlanabilir. Onun duygularına yatırırım yapan ve azıcık mantıklı olan etkili erkek bir birey istediği her şeyi yedirebilecek gibi duruyor. Yazıları illa umut verici bir şeyle bitirmek zorunda mıyız hocam? 100 sene sonra her şey çok güzel olacak. Bu Duran abilerin nesli tükenecek…

Bu yazı Diğer, Uncategorized kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.