Oldukça Sert, Gerçekçi Bir Film

b131ee2346881bdcb358099b882fa8b7

Sert, gerçekçi tarzla ilgili ne düşünüyorsunuz? Böyle bir tarz yoksa da şu andan itibaren ben adını koymuş bulunuyorum.

Tayfun Pirselimoğlu’nun filmleri bu tarza örnek olarak verilebilir.

Kubu Zekirdemiz’in böyle bir tarzı olduğu düşünülebilir. Kubu’da bunu bir markaya dönüştürme ve “ekmek yeme” kaygıları sezerim ben. O yüzden bana samimi gelmez. Fakat TP sineması bana samimi gelir.

2001 tarihli ilk filmi “Hiçbiryerde”yi geçiniz. Bu arada film adındaki yazım yanlışı bana ait değildir. Gerçekte böyledir.

Bazı yönetmenler ne yapmak istediklerini ikinci filmde bulurlar. TP de onlardan biridir.

İkinci filmi yani “Rıza”yı anlatacağım bugün. 2006 tarihli. Sonrasında çekilen “Pus” ve “Saç” ile beraber “Ölüm Üçlemesi” olarak anılıyor. Son filmi “Ben O Değilim” de aynı tarzın başarılı bir şekilde devam ettirilmesidir.

Rıza’yı yılbaşı gecesi Halil Selim ile beraber izledik. Böyle ağır ve “çirkin” filmi yılbaşı gecesi izlemek bazılarına tuhaf gelebilir ama açtık ve izledik işte. Ben daha önce iki kez izlemiştim.

Filmin hikayesi kısaca şöyle: Rıza’nın kamyonu arıza yapmıştır. 10 bin YTL bulması gerekmektedir. Bulamazsa, çalışamayacaktır ve kamyonu elden gidecektir. Çaresiz bir insandır. Bu parayı bulmak için türlü türlü yollar dener. Geçmişte bir ilişki yaşadığı ve birbirlerini hayli yıprattıkları belli olan yatalak kocalı kadına bile başvurur. Aslında Rıza kadını yıpratmıştır, tarumar etmiştir hatta.

Spoiler olmaması için olanlardan bahsetmememiz gerekiyor.

Filmde bence unutulmaz bir anti-kahraman performansı vardır. Rıza ve yaptıklarından bir an bile gözünüzü alamayacaksınız.

Filmle ilgili olarak bahsetmemiz gereken ikinci olgu vicdan olgusudur. Materyalistsek bireysel vicdanlardan önce toplumsal yapıyı yargılamamız gerektiğini düşünmeliyiz ancak film size buraya öyle bir çekiyor ki karşı koyamıyorsunuz ve kötülük nedir, vicdan nedir, erdem nedir gibi soruları kendinize sormaktan geri duramıyorsunuz.

Bence üçüncü olarak sinematografiden bahsetmeliyiz. Film, çirkinlikleri gösterme konusunda çok başarılı. Bunun için çaba sarfedildiği belli. O rezil, pespaye mekanlar çok başarılı bir şekilde verilmiş. O kadar başarılı ki dikkatinizi çekiyor. Bu anlamda filme çok az insanın tahammül edebileceğini düşünüyorum. Çünkü neden? İnsanlar genelde iyi, güzel şeyler görme eğilimindedirler. Kafaları ağrısın istemezler. Ben bu anlayışa karşı eleştirelimdir. Özellikle sanat eserlerinde kötülüğü, çirkinliği, dandikliği gerçekçi ve başarılı bir şekilde ele alan eserlere hayranım. Rıza, bu işi bence iyi kotarıyor.

Ahh, keşke izlemiş olsaydınız da vicdan meselesini konuşabilseydik. Neyse, Youtube’da tek link halinde var. İzleyin de konuşalım.

Hadi, bi’ şey diyonuz mu? Çok yazdı. Bye.

Not: İzleyin.

Bu yazı Sinema, Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.