“Lost Highway”i tekrar izlemek

Fred: That’s fucking crazy, man.

Bundan yaklaşık sekiz sene önce Lynch’in en önemli üç filmi “Blue Velvet/Mavi Kadife” (1986), “Lost Highway/Kayıp Otoban” (1997) ve “Mulholland Dr./Mulhollan Çıkmazı”nı (2001) üç gün üst üste izlediğimde feleğimi şaşırmıştım. Bu filmleri, şimdilerde Anadolu Grubu’nun termik santral yapmayı planladığı ve halk direnişiyle karşılaştığı Sinop’un Gerze ilçesinde, kışın, şehrin dışında bir apartmanda ve koskoca apartmanda yalnız başıma izlemiştim. Yani atmosfer Lynch atmosferiydi. Filmleri izledikten sonra hemen yatmak istiyordum. Yeni, güzel, temiz bir gün başlasın istiyordum çünkü. Beni en çok “Mulholland Dr.” etkilemişti ama “Lost Highway”i de tekrar izlemek yıllardır aklımda olan bir şeydi. Bitmek bilmeyen, çoklu gönderilmiş şablon mesajlardan sıkıldığım için hayatıma renk katmak adına bu filmi tekrar izledim. Bu tür atmosferden büyük destek alan filmlerin ilk izlendiği zaman yarattığı etkiyi yaratması imkansız ama yine de Lynch’in kafasından geçenlere ve bunları anlatmadaki ustalığına şaşırmamak elde değil. Paranoyalar, kabuslar ve şeytanlıklarla dolu iki paralel hayatı anlatıyor Lynch. Kendisi açıkça anlam hakkında konuşmaktan rahatsız olduğunu, anlamın çok kişisel bir şey olduğunu ve bir şeylerin ne anlama geldiğini bilmenin iyi bir şey olmadığını ifade ediyor. Yani filmlerini anlaşılmak için çekmiyor. Peki ne için çekiyor? Bilmiyorum ama bildiğim şey izleyenleri rahatsız etmede üstüne yok. Bunu da sofistike bir biçimde yapıyor. Bir kitapta Lynch’in “Sunset Blvd./Sunset Bulvarı” (1950) ve “Rear Window/Arka Pencere”deki (1957) sinematografiden çok etkilendiğini okumuştum. Bu filmde de “Rear Window” olmasa da “Vertigo/Ölüm Korkusu” (1958) ve “Sunset Blvd.” etkileri gözlerden kaçmıyor. Öldüren kadın (femme fatale) rolündeki karakterin saç renginde gerçekleşen değişimler ve erkeğe yaşattıkları bu iki filmi direkt akla getiriyor.
Cenneti mi tercih edersiniz cehennemi mi? Ben cehennemi tercih ederdim, çünkü Tayyip Erdoğan, Bülent Arınç, Fethullah Gülen, Ali Ağaoğlu, Sinan Çetin, Acun Ilıcalı falan cennette olacak. Cennet sıkıcı bir yer bana göre. Sinemada cehennemi en iyi anlatan kişi de David Lynch. “Lost Highway” gerçek bir cehennem. Saygı duyulacak tek bir öge yok. Gidip bir çay koymalı ve “Sev Kardeşim” şarkısını dinlemeliyim.

Bu yazı Blue Velvet, david lynch, Kayıp Otoban, Lost Highway, Mavi Kadife, Mr. H, Mulholland Çıkmazı, Mulholland Dr., Rear Window, Sunset Blvd., Tekrar izlenen filmler, Vertigo kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.