Kategori arşivi: iran sineması

MOHSEN MAKHMALBAF’TAN İKİ FİLM

“THE SILENCE/SESSİZLİK”Mohsen Makhmalbaf’ın 1998 tarihli “The Silence/Sessizlik” adlı filmi Tacikistan’da geçiyor.İran ve Tacikistan bölgeleri tarihsel bir yakınlığa sahiptirler. Dilleri yakınlık gösterir. Kültürel anlamda ise tam tamına bir uyuşma söz konusu değildir. En büyük etken din olmalı. Tacikistan nüfusunun %5’inin Şii … Okumaya devam et

bisikletli adam, iran sineması, mohsen makhmalbaf, sokout, tacikistan, the cyclist, the silence kategorisine gönderildi | Yorum yapın

NASIL BAŞARIYORLAR?

Bu böyle gitmeyecek. Ne yapıp ne edip İran’a gitmem lazım. Böyle bir sinemayı üreten bir ülke sinek ikilisi olamaz. Orayı görmek, tanımaya çalışmak; oranın insanını anlamaya çalışmak gerek mutlaka. İranlı Makhmalbaf ailesiyle dost olabilmek için tüm mal varlığım olan Reno … Okumaya devam et

a moment of innocence, Abbas Kiarostami, iran sineması, mohsen makhmalbaf, noon o goldoon kategorisine gönderildi | Yorum yapın

“The Day I Became a Woman” (2000)

Ortadoğu sinemasını beğeniyle takip ediyorum. Sınırsız petrol kaynakları yüzünden emperyalistlerin vahşi emellerine alet olan bu kadim coğrafya sanat/sinema alanında zaman zaman (Türkiye’den daha sık) nitelikli örnekler üretebiliyor. Bu coğrafyanın en büyük talihsizliği de üç siyasal-kalabalık dinin ortaya çıktığı coğrafya olması. … Okumaya devam et

Abbas Kiarostami, close-up, iran sineması, ırkçılık, Jafar Panahi, kadın olduğum gün, kara tahta, mohsen makhmalbaf, samira makhmalbaf, texte reş, the day i became a woman kategorisine gönderildi | Yorum yapın

“Like Someone in Love” (2012)

İran sinemasına özellikle de onun en önemli temsilcisi Abbas Kiarostami’ye olan hayranlığımı sık sık vurguluyorum. Çünkü genelde bu ülkenin sineması çok iyi ve bizimkine tur bindirecek nitelikte. Türkiye’de sinema minema yok! Market raf ürünleri var. Üstelik bunların raf ömrü de … Okumaya devam et

Abbas Kiarostami, diyalektik, iran sineması, Like Someone in Love, Sevmiş Gibi, Sinema kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Futbol filmleri 2

 Futbol dünyası oldukça erkek egemen bir dünya. Örneğin bir ülkede(!) bir futbol takımına “ceza vermek” için, takım kadınların önlerinde top oynamaya zorlanıyor. Futbolda kadınlara karşı bir dışlamanın olmadığı zaman zaman bazı fotoğraflarla, durumlarla, söylemlerle iddia ediliyor ancak hiçbirimiz bunları yutmuyoruz … Okumaya devam et

Futbol, Futbol Filmleri, iran sineması, Jafar Panahi, Sinema kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Martin Scorsese beyaz Kürt sinemasını sunar

Hollywood’un icat ettiği son numaralardan biri de filmleri ünlü yönetmenlerin adlarını kullanarak pazarlamak. Yönetmen olduğu kadar yapımcılığıyla da bilinen Steven Speilberg’i ayırıyorum ama o da yönetmeni olmadığı işlerde ismini kullanmıyor değil. Sanırım ilk kez “Hero/Kahraman” filmi Tarantino sunar etiketiyle pazarlanmıştı. … Okumaya devam et

Bahman Ghobadi, Fasle kargadan, Gergedan Mevsimi, iran sineması, Kasi az gorbehaye irani khabar nadareh, Kürt sineması, No One Knows About Persian Cats, Rhino Season, Sinema kategorisine gönderildi | Yorum yapın

İnanılmaz bir küçük burjuva trajedisi

Bu yazı filmi izlememiş olanlar için, filmin sağlıklı bir şekilde izlenmesini engelleyebilecek bilgiler içerebilir.Dariush Mehrjui’nin 1969 tarihli “The Cow/İnek” devrim öncesi İran sinemasının en bilindik filmlerinden birisiymiş. Bugün İran sinemasının Türkiye sinemasına nazaran daha fazla estetik kaygıya, yaratıcılığa ve gerçekçiliğe … Okumaya devam et

burjuvazi, Dariush Mehrjui, Gaav, İnek, iran sineması, küçük burjuva, proletarya, Sinema, The Cow kategorisine gönderildi | Yorum yapın

Jafar Panahi’nin yasaklı filmleri

Jafar Panahi‘nin İran’da yasaklı olan iki filmi var. Biri 2000 tarihli “The Circle/Daire” diğeri de 2003 traihli “Crimson Gold/Kanlı Altın”. Bu filmlerden birincisi Panahi’nin çok duyarlı olduğu kadın hakları konusuyla ilgili. Bir kadının kız çocuğu doğurmasıyla başlayan film, birbirine bağlı … Okumaya devam et

Abbas Kiarostami, Crimson Gold, Daire, Dayereh, iran sineması, Jafar Panahi, Kanlı Altın, Talaye sorkh, The Circle kategorisine gönderildi | 4 Yorum

İki acemi film

Tayfun Pirselimoğlu’nun hiçbir yerde bulamadığım “Hiçbiryerde” (2002) adlı ilk filmini Mithat Alam Film Merkezi’nde bulunca izledim. Gerçekleştirmiş olduğu Ölüm Üçleme’siyle zihnimi epeyce meşgul eden Pirselimoğlu’nun, çok iyi bir film olmadığını adeta bağırsa da ilk filmini izlemek benim için şart olmuştu. … Okumaya devam et

Ayna, Hiçbiryerde, iran sineması, Jafar Panahi, Offside, Ofsayt, ölüm üçlemesi, tayfun pirselimoğlu, The Mirror kategorisine gönderildi | Yorum yapın

İki harika İran filmi

“A Separtion/Bir Ayrılık”ı izledikten sonra yönetmen Asghar Farhadi’nin diğer filmlerini izleme isteği oluştu bende. Beş adet filmi var Farhadi’nin. Ben bunlardan ikisini izledim ama sanırım çok büyük bir sanatçıyla karşı karşıyayız. Sinemanın edebiyatla ilişkisini çok iyi kuruyor ve Rus klasikleri … Okumaya devam et

Abbas Kiarostami, About Elly, Asghar Farhadi, Ayna, Elly Hakkında, iran sineması, Jafar Panahi, Juliette Binoche, Neda Agha Soltan, The Mirror, Where is the friend's home? kategorisine gönderildi | 1 Yorum