İnanılmaz bir sabahtı!

Bu sabah yıllardır yaptığım şeyi yaptım. Zorla ve memnuniyetsiz bir şekilde kalktım. Sütün tarihi geçmişti, o yüzden kahvaltı yapmadım. Bir keresinde konservenin son kullanma tarihini geçirdiğim aklıma geldi, tebessüm ettim. Evden çıktığımda her şey olağandı fakat az sonra Tim Burton filmi gibi bir sabah yaşayacağım belli olmuştu. Sancaktepe-Çekmeköy trafiği normalin tersine Flash TV’ye dönmüştü. Dün olmayan bir takım kazı çalışmaları vardı. Oklar, tabelalar bizi bir yerlere yönlendiriyordu. Kendimi Üsküdar tarafında buldum. Yine de okları takip etmek gerek diye içimden geçirirken birden havanın karardığı ve arkamdan birisinin selektör yaptığını fark ettim. “The Texas Chainsaw Massacre” filmi de böyle bir atmosferde geçiyordu. Bir baktım ki Marmaray tünelindeyim. Oklar bizi Marmaray tüneline sevk etmişti. Arkadaki Marmaraycıydı selektör yapan. Kenara çek hareketi yaptım ama tek şerit olduğu için bunu gerçekleştiremedik. Sirkeci’den çıktım ama karşıya geçmem gerekiyordu. Araba vapuruna bindim. “Sarı Mersedes” filmi geldi bu sefer aklıma. Vapur giderken birden bozuldu ve durdu. İş başa düştü diyerek taktım halatı Modüs’e ve araba vapurunu çektim. Güç bela Harem’e vardık. Madenler’e yetişmem gerekiyordu çünkü geç kalmamamız gerekiyordu ki ben hayatımda sadece iki kere geç kaldım. Uçarak Madenler’e vardığımda saat henüz çok geç değildi ve zaten Murat Bekar da hep iki üç dakka takardı. Tuhaflıklar devam ediyordu. Allaan Alemdağ’ında trafik vardı. Mecburen emniyet şeridini kullandık ve vaktinde olay yerine yetiştik. Böyle bir sabahtı işte.

Bu yazı Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.