Soğuk Banyo Gibi Bir Yıldı

Yazılarda abartılı benzetmeler genelde işe yarar. 2016’yı benzete benzete “soğuk banyo”ya benzettim. Sobalı evlerde yaşayanlar çok iyi bilirler ki kışın banyo yapmak büyük bir işkencedir. Banyo yapmaya başlamak için iki saat kendinize psikolojik yatırım yaparsınız. Banyodan sonra kurulanmak, giyinmek ve salona gitmek ömür törpüsü gibidir. O yüzden “kışı seven” insanlara hayret ediyorum. Kış, yoksullar için travmalarla doludur. Bu 2016 aklıma soğuk banyoyu getirtiyor. Bu sene kişisel anlamda kendimi genellikle mutsuz, huzursuz ve şanssız hissettim. Bunların üstesinden gelmek için yeterince dürüst ve özverili olamadım. Sosyo politik anlamda da kötü oldu. Beni hayretler içerisinde bırakan gelişmeler oldu. Öfke duydum çoklukla. Halka çok şaşırdım. Aslında bu sene çok iyi okumalar ve gezmeler yaptım ama işte bildikçe acıları artıyor insanın. Eskisi gibi mankafa mı olmak isterdim? Veya “Dokunmayın Şabanıma” filmindeki efsanevi Fatsalı Osman (Pastacı Osman) karakterinin dediği gibi “got kafalı” mı olmak isterdim? Hayır elbette. Uzun vadede iyilerin ve bilginlerin kazanacağına eminim ama kısa ve orta vadede neler olur kestiremiyorum. Umarım kısa ve orta vade de iyiler kazanır. En son orta vade diyorum, hadi felek, yap bi’ babalık, sen tanıdıksın. Memleket nere? Çocukken yılbaşlarından sonra cillop gibi bir hayatın başlayacağına inanırdım ama genelde her şey aynen devam ederdi. Hatta gece 01.23 gibi gerçekler kendisini dayatmaya başlardı. Hadi bakalım, bu sene bari yılbaşından sonra bir şeyler değişsin ve gelişsin…

Ana Fikir: 2016 bok gibi geçti!

Bu yazı Diğer, nitelikli goygoy, Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.