Türk Futbolu İstatistikleri

59c81bc545d2a027e83b65d5

Gaz, kaos, çirkeflik…

İşte Türk futbolunun özeti…

Gorki Hayırsever’e sene başında her ligin futbol istatistiklerini yazacağıma dair söz vermiştim. İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya’yı (Bayern Münih istatistiklerini) yazmıştım. Nihayet Türk futbolu istatistiklerini de yazıyorum. Bu arada o zaman aklımda değildi ama şimdi DK ve ŞL istatistiklerini de yazmayı planladım.

Çocukluğumdan 2011 yılına kadar Galatasaray hayatımdaki önemli şeylerden biriydi. Çocukken bir, iki ay Beşiktaş’a döneklik yapmıştım. Keşke orada kalsaydım. Beşiktaş son yıllarda başkanın arsız üslubu sayesinde antipatik olmaya başladı ama bence TR’de illa bir takım tutmak zorundaysa bir insan, Beşiktaş’ı tutmalı. Gorki Hayırsever kızacak ama Trabzonlu olmayanların Trabzonspor’u tutması bana “Bu Kalp Seni Unutur Mu?” ya remix yapmak gibi gelmiştir hep.

GS’nin 14 yıl aradan sonra (şikeyle, bu arada şikeye herkes yapmıştır bence) şampiyon olduğu sezondan itibaren Türk futbolunu takip ederim. 1986-87 sezonuymuş. Tüdanya diye birinin “Seni Sevmeyen Ölsün” adlı şarkısı o GS’ye uyarlanmıştı ve ben de etkilenmiştim. Sonra işte geçenlerde bahsetmiştim, TRT’de yayınlanan Stüdyo Pazar adlı program sayesinde maçları beş dakikalığına falan canlı izleyebiliyorduk. Ve totemim vardı, ne zaman GS maçına bağlansa Prekazi frikikten gol atıyordu.

1989 yılındaki GS’nin Avrupa başarıları beni çok etkilemişti. Sonra 1992-93 sezonunun ful Show TV’den izledim. Hatta Ankara 19 Mayıs Stadyumu’nda bazı maçlara son 10 dakikalarda girdim. 8-0’lık Ankaragücü maçında stadyumdaydım. Parmaklıklara tırmanıp, o ince aralıktan futbolculara bakıyordum. 1993-94 sezonu da Show TV’deydi.

O yıllar Cruyff Barcelona’sını da izlerdim.

CINE 5 GELİYOR

Cine 5 geldi ve benim futbolseverliğim sekteye uğradı. O karıncalı ekrandan derbi izledim, evet… Yine GS’nin maçlarının özetlerini izlerdim artık. 2000 yılına kadar olan altı yıl futbolseverliğim sekteye uğramıştır. 2000 final maçından sonra tekrar başladı ve halen devam ediyor. 2011 yılında yaşananları belki doğru değerlendiremedim ama bende Türk futbolundan müthiş bir soğumaya sebep oldu. İnsanların sırf küfür etme ihtiyaçlarını karşılamak için maç izlediklerini fark ettim. Koskoca adamlar ağızlara alınmayacak küfürler izliyorlardı maç izlerken. İnsanın en gelişmemiş hallerini Türk futbolu izlerken görebiliyordunuz. Sahada yaşananların da aynı şey olduğunu fark ettim.

Ve lanet olsun! O seneden beridir takip etmiyorum Türk futbolunu. Bu sürede GS birçok kez şampiyon oldu. ŞL’de çeyrek final oynadı. GS, son 16 turunda Schalke’yle oynuyorken ben diğer kanalda Barcelona’nın maçını seyrdiyordum. Önceden böyle bir şey olsaydı günlerce önceden kampa girerdim.

Bu uzun girişten sonra istatistiklere girebiliriz.

*En çok şampiyon olmuş takım GS dir. 21. Ve FB’de iki tık önde. Bu farkın önemli olduğunu ve bunu üç olursa bir daha kolay kolay kapanmayacağını düşünüyorum. GS ve FB arasında soluk kesen bir şampiyonluk yarışı var. 1987 yılında GS 6 kez FB ise 11 kez şampiyon olmuştu. Bu otuz senede GS 15 kez FB ise 8 kez şampiyon oldu. İlk defa GS 1999 yılında 13’e 13 yapıyor. Sonra işte hep başa baş gidiyor yarış. İlk kez 15 yapıp üçüncü yıldızı takan GS oluyor. İlk kez 20 yapıp dördüncüyü takan da…

*Avrupa’daki başarılarını da hesaba katarsak TR’nin en büyük takımı GS’dir diyebiliriz rahatlıkla. Eskiden bu takım hiç tartışmasız FB idi. Şu anda ise GS dir. Taraftar sayılarıyla ilgili gerçekçi sayı verebilecek olan yoktur diye düşünüyorum. İlkokul sınıflarında artık BJK’li çocuk sayısının arttığın gözlemliyorum ama yine de TR tarihinin en büyük kulübü GS’dir. FB, 2000’li yıllarda müthiş bir psikolojik üstünlük kurmuştu. Somut olarak da çok güçlüydü. İşi bitirebilirdi ama yapamadı. Aslına GS’nin şampiyon olduğunu 2005-06 yılının FB’si bence Türk futbolunda diğer takımlara en büyük üstünlük sağlayan takımdı.

*BJK’nin 15 şampiyonluk hikayesini de araştırdım, tam bir şark kurnazlığı. Profesyonel lig 1959’da kuruluyor ama BJK’nin 1957 ve 1958’deki şampiyonluklarını da “profesyonel lige benzediği” için sayıyorlar. Sırf bir takım daha ikinci yıldızı taksın ve motive olsun diye. BJK’yi tutsam da yine böyle düşünürdüm.

*En son 1984 yılında şampiyon olan TS o tarihte BJK ile aynı sayıda, GS’den bir sayı aşağıda bir, şampiyonluk sayısına sahipti. Bir daha şampiyon olamadı. Dört büyükler tabiri artık pek kullanılmaz oldu. Bir araştırma yapmıştım: TS ile BJK nin diğerleri olmadan şampiyonluk mücadelesi verdikleri sezon sayısı sadece ikiydi. Aslında üç büyükler tabiri de üzerinde durulmayı hak ediyor.

*Bu dört takım dışında bir tek Bursaspor şampiyon olabildi. Aslında bu da mucizeydi. Yayın gelirleri dağılımı açısından çok adaletsiz bir bölüşüm politikası var TR’de. Dört büyüklerden biri şampiyon olursa 120 milyon TL alırken bir Anadolu takımı şampiyon olursa 55 milyon TL alacak. Reklam potansiyeli ve piyasa değerini de hesaba katın. Dolayısıyla (Dört) büyüklerden, o sene hangisi gaza gelirse o şampiyon oluyor. Bütün bunların yanında bir de Başakşehir gibi bir proje takım ortaya çıktı. Dün Tayyip Erdoğan bizzat ağzıyla “Benim takımım” dedi.

*1970 yılında Altay, 1993 yılında Kocaelispor, 2008 ve 2009’da da Sivasspor ilk yarıyı lider bitiren Anadolu takımları olmuşlar.

*Puan istatistikleri biraz karışık çünkü 1987-88 sezonundan önce iki puanlı sistem var. Galibiyetin önemini azaltan bir sistem bu. Ligde mücadele eden takım sayılarından da keşmekeş var. O yıllardan başlayarak önce 20 sonra 19 takımla oynanmış. İki üç sene de 16 (!) takımla oynanmış ve nihayet 1994-95 sezonunda şimdiki 18 takımlı formata geçilmiş.

*En az puanla şampiyon olan takım Zico FB’si: 70… En çok puanla şampiyon olan takım Lucescu BJK’si: 85… Fatih Terim’in şampiyonluk puan ortalaması 76.

*FB’nin meşhur 103 gollü 1989 şampiyonluğu 20 takımlı ligde gelmişti. 18 takımlı ligden sonra şampiyonların gol sayılarına baktığımızda Fatih Terim’in ilk senesi olan 1996-97 sezonunda GS’nin 90 gol attığını görüyoruz. Bu arada az önce bahsettiğim “en üstün kadro” 2005-06 FB’si şampiyon olamamasına rağmen 90 gol atmıştır. Lucescu’nun puan rekorlu sezonunda (2002-03) takımının sadece 63 gol attığını görüyoruz. Ama en az gol atarak şampiyon olan takımlar Denizli’nin 2009 Beşiktaş’ı ve Hamzaoğlu’nun 2015 Galatasaray’ıdır: 60 gol. Bu arada 2006-07’de ikinci olan Beşiktaş 43 gol atmıştır.

*En çok puan toplayan takım FB’dir. 1134, ikinci GS 1118. En çok gol atan takım 3511 ile FB, ikinci GS 3465 gol atmıştır. 620 ve 2096 ise en çok mağlubiyet ve en çok yenen gol sayılarıdır. Sahibi Ankaragücü.

*Sakaryaspor ve Samsunspor dört kez ligden düştüler.

*FB seksenli yılların başında bir sezon, averajla ligde kalmıştır.

*Dört büyükler içerisinde bir tek GS, 2010-11’de ligi eksi averajla bitirmiştir.

*1980-81 sezonunda ikinci ligde oynayan Ankaragücü kupayı kazanmıştır. Kenan Evren spor bakanına baskı yapıp kupayı kazanan takımın birinci lige yükseltilmesi yasasını yürürlüğe koydurtmuştur. Sanırım bir daha da böyle bir şey olmamıştır ve bu yasa hala yürürlüte midir ondan da emin değilim.

*İnönü Stadyumu 1947’de, Ali Sami Yen stadyumu 1964’te açıldı. FB stadının olduğu yerde her zaman bir futbol alanı vardı ama FB 1929 yılında maçlarını burada oynamaya başladı. 1982 yılında da o eski siluetine kavuştu.

*1960’lı yıllarda Beşiktaş’ın 13 maçlık bir galibiyet serisi vardır. Avrupa’dakiler gibi 16, 18 maçlık seriler bence imkansızdır TR için.

*1991-92 sezonunda BJK yenilgisiz şampiyon olmuştur. Zaten bu sene Barcelona ve City bu işe heveslenince Arsenal, Milan, Juventus ve Beşiktaş’ın son otuz senede bunu başaran takımlar olduğunu hatırladık. GS’nin de 80’li yıllarda yenilgisiz ikinciliği vardır.

*Bursaspor 2003-04 sezonunda 40 puanla küme düşmüştür.

*Türkiye Kupası’nı en çok kazanan takım Galatasaray’dır: 17, kinci Beşiktaş’ın 9 şampiyonluğu var.

*Gelelim TD istatistiklerine: Fatih Terim yedi şampiyonluğa sahiptir. Ondan sonra beş ile Ahmet Suat Özyazıcı gelir.

*Mustafa Denizli üç farklı takımla şampiyon olan tek isimdir.

*En çok maça çıkan TD Şenol Güneş’tir.

*En çok takım çalıştırmış kişi elbette o kişidir: 33 takım.

*Futbolculara bakalım: Bence Türk futbolu demek Hakan Şükür demektir. Gelmiş geçmiş en iyi ve en büyük futbolcudur ama Fethullahçı olduğu için Türk futbolundan kazınmıştır. GS müzesini gezdim ve kendisiyle ilgili hiçbir şey yok. Bir tek UEFA kupasını kazanan takımın 11’inde adı geçiyor.

*En çok şampiyon olan futbolcular Hakan Şükür, Bülent Korkmaz ve Suat Kaya’dır. Suat Kaya 1986-87 sezonunda GS kadrosunda yer alıyordu ve üç maça çıktı. Aslında bu rekor Hakan Şükür’e ait olabilirdi. Lucescu’nun şampiyon olduğu kadroda yer almıyordu. O sıralarda Inter’de sefalet içerisindeydi. Sonra gelip GS’de beş sezon daha oynadı ve Gerets ve Feldkamp takımlarında iki şampiyonluk daha yaşadı.

*En çok forma giyen futbolcular sırasıyla Oğuz Çetin (503), Rıza Çalımbay (498) ve Hakan Şükür’dür (488). İlk 10’da yer alıp dört büyüklerde oynamayan futbolcular Mehmet Nas ve Ömer Çatkıç’tır.

*Dört büyüklerde oynamış iki futbolcu vardır. Sergen ve Burak Yılmaz. Sergen’in soyadını yazmaya gerek var mı?

*En çok gol atan kişi Hakan Şükür’dür: 249… Tanju Çolak Hakan Şükür kıyaslaması yapmıştım. Hatta Tanju Çolak Messi kıyaslaması da yapmıştım. Tanju’nun 240 golü vardır bu arada. Lig golü ortalaması Messi’nin 0,91, Tanju’nun 0,92’dir. Bu oran örneğin Ronaldo için 0,77’dir. Hakan Şükür içinse 0,48’dir. Tanju Çolak, Hakan Şükür kadar uzun süre oynasaydı (ki oynadığı dönemlerde formsuz hiçbir dönemi yoktur) dünya rekorlarını darmadağın edebilirdi.

*200 gol atmış beş isim vardır: Hakan Şükür, Tanju Çolak, Hami Mandırları, Metin Oktay ve Aykut Kocaman.

*En çok gol atmış yabancı oyuncu 136 ile Alex’tir. 100 gol barajını geçen yabancılar; Alex, Boliç, Kone ve Mert Nobre’dir.

*1987-88 sezonunda Tanju Çolak 39 golle Metin Oktay’ı geçmiştir. Ancak yorum bölümünde paylaşacağım videoya bakınız. Rambo Yusuf, boş kaleye gol atmak yerine Tanju’nun gelip golü atmasını bekliyor 39. Golde.

*En çok gol atan yabancı futbolcu bu sene 29 ile Gomis olmuştur.

*Bir maçta en çok gol atan futbolcu altı golle Tanju Çolak’tır.

*TR’nin en iyi kalecisi bence Rüştü değil şerefsiz Volkan Demirel’dir. Maç oynama sayıları Rüştü’den yanadır 399’a 359. Bu arada FETÖ’den tutuklu Ömer Çatkıç 485. Bir, iki sezonu ikinci lig olabilir, şimdi ona bakamayacağım.

*En çok kırmızı kart gören futbolcu 12 ile Emre Aşık.

*ŞL’de en çok maç oynayan futbolcu Bülent Korkmaz’dır. 74. İkinci 67 ile Arif Erdem. Yalnız Avrupa kupalarında en çok maç oynayan futbolcu Bülent Korkmaz’ın (101) sadece iki maç gerisinde bir Emre Belözoğlu vardır ve bu sene birinciliği alabilir.

Bu kadar.

Bu yazıyı yazmak çok zahmetli oldu. En çok uğraştıranı bu oldu.

Türk futbolunun ABV.

İyi günler.

Bu yazı Futbol, Uncategorized kategorisine gönderilmiş ve , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.