Ahırkapı Şenlikleri’yle İlgili Düşüncelerim

ahirkapi-hirellez-senlikleri-2011_135640

*5 Mayıs’ın gecesi Hıdrellez kutlaması yapılıyormuş. Baharın gelişine bir selam çakma olarak düşünülmesi gereken bu gelenek Anadolu ve Balkanlarda kutlanıyor. Orta Doğu ve Kafkasları bilmiyorum ama birçok kültürde baharın gelişi bir şekilde bir ritüelle kutlanır.

*Bu gecede Hızır ve İlyas adlı fantastik kişilerin buluştukları ve zor durumda kalanlara yardım ettikleri düşünülüyor. Veya öyle bir şey işte, bilmiyorum. Bunların hiçbirine inanmıyorum ben.

*Hıdrellez öğrendiğime göre Sünnilerde de varmış. Alevilerin buna daha bir önem atfettiklerini tahmin ediyorum. Bir de Romanların. Dediğim gibi çok bilgim yok.

*Emir Kusturica’nın “Çingeneler Zamanı” adlı filminde “Ederlezi” adlı bir şarkı vardır.

*İlk defa bu festivale katıldım. İnternetten öğrendiğimize göre 2000 yılında Cankurtaran mahallesinde kutlanmaya başlanmış ve giderek popüler olmuş. 2011 yılında biletli olmasına karar verilmiş, sonra iptal edilmiş. 2015’te tekrar kutlanmaya başlanmış.

*Yasaklama ile ilgili bir haber okumadım ama birtakım dini sitelerin eleştirisini gördüm.

*Festival dedik. Evet bu bir festivaldi. Ama Anadolu’da ayran ve kır pidesi dağıtılan, Nadide Sultan konserli belediye festivalleri gibi bir festival değil. Kızlı erkekli eğlenilen ve içki içilen bir festival. Sıkıntı burada.

*İslamcıların asla hoş göremeyecekleri, dahil olamayacakları ve mutlaka itibarsızlaştırmaya çalışacakları bir festival.

*Modern veya geleneksel, hiçbir dansı yapamam. Bazen düğünlerde gaza gelir beş dakika falan halay çekerim ama fazlasını yapamam. Yapanları izlemeyi, eğlenen insanları seyretmeyi severim. Bir de her türlü ortama girip, çıkmak; orayı öğrenmek, gözlemlemek isterim. Bu yüzden gittim Ahırkapı’ya. 16 Temmuz akşamı Ankara Kızılay’daki AKP mitingine de gitmiştim.

*Günümüzde gelinen koşullarda içmek, dans etmek, eğlenmek iyice ideolojik şeyler haline gelmiştir. Daha doğrusu her şeyin ideolojik yanları olduğu gibi bunların da vardır ve bu ideolojik yanlar, günümüzde daha da görünür ve önemli olmaktadır.

*Türkiye toplumu iç barışı, iç huzuru olmayan bir toplumdur. Toplum birbirlerine sevgisi ve güveni olmayan kesimlerden oluşur. Bugüne kadar böyle olduğunun düşünüldüğü dönemlerin var olduğu düşünülüyorsa yanlıştır. Birtakım kesimler korkudan susuyorlardı, birtakım kesimler de açıktan kusamadıkları nefretlerini kendi gettolarında kusuyorlardı. Bu konuya bir gün döneceğiz. Nereye gelmek istiyoruz? TR’de derin yaşam tarzı farklılıkları ve kimliksel çelişkiler vardır. Ahırkapı şenlikleri bu derin yaşam tarzı farklılığının net bir şekilde gözlemlenebildiği bir etkinliktir.

*Bu şenlik yaşatılmalı ve geliştirilmelidir. Muhafazakar yaşam tarzı her yerden yara almalıdır.

*Cankurtaran semtini çok severim ve çok gittim oraya. Türk filmleri için doğal bir platodur.

*Çingeneler merkezi her yerden olduğu gibi oralardan da adım adım atılmaktadırlar. Restore edilerek otele döndürülen ticari işletmeler mi döküntü haline bulunan barakalar mı?

*Bu festivalde kaç kişi buna dikkat etmiştir bilmiyorum ama ben biraz da virtüözite peşindeydim. Romanlar çok iyi zurna ve klarnet çalarlar. Aynı şekilde ritm sazı da çok iyi çalarlar. Burada inanılmaz gig’ler gördüm. Bu insanların tek derdi kodaman gibi gördükleri insanlardan para almak da olsa inanılmaz işler çıkarttılar.

*Çingenelerin müziğe doğal olarak yetenekli olduklarına katılmıyorum. Her halktan çok iyi müzisyenler çıktığına göre bu iş daha çok toplumsal olmalı. “Ortalama adam” Çingeneleri sevmez, etrafında görmek istemez, onları adamdan saymaz. Yalan mı? Çingeneler de toplumsal yaşamdan tecrit edildikleri için eğlence sektörü onların yönelebilecekleri birkaç sektörden biri olmuştur. Ayrımcılık olmasa, şartlarda eşit olsak ve ondan sonra baksak, acaba gerçekten kapı gıcırtısına oynamaya meraklılar mı?

*Bu festival onlar için birincil olarak para kazanılabilecek bir olay halinde gibi göründü bana. Bir de onların kendi aralarında nasıl Hıdırellez kutladıklarına bakmak isterdim. Ama dediğim gibi sorun değil. Bu festival korunmalı ve geliştirilmeli.

*Epeyce turist de vardı ve bu da iyi bir şey.

*Ya kusura bakmayın da bir türbanlının ne işi var Ahırkapı’da? Türbanlı kadın olduğu için yine şanssız çünkü nasıl düşündüğü bakınca belli oluyor. Aynı şekilde düşünen erkekler de vardı eminim orada. Onlar için de aynı soruyu soruyorum, ne işiniz var orada? Sizinle uzaktan yakından alakası olmayan bir olay var orada. Siz mutlu olacaksınız diye siyasette neler neler oluyor ama siz o şekilde davranmıyorsunuz. Tinder’a (hiç üye olmadım) üye olan türbanlılar varmış. Bu ne laubalilik? Aktif siyaseti bırakıyorum.

*Yer yer İzmir marşı söyleniyordu. Olayın alıcıları büyük oranda CHPli diyebileceğimiz bir kitleydi. Bu kesimler yaşam tarzı adlı konvansiyonel olmayan bir silaha sahiptirler. Bu silahın çok etkili formülü BŞZ’dir. Bira-şort-zina…

*Alanda devrimciler de vardı. Onlar da eğlenmeyi severler ve bilirler. Modern dansları pek yapamazlar ama.

*Cankurtaran sokakları biraz tıkış tıkış oldu. Aslında etkinlik tüm semte yayılsa daha ferah olur. Bir de tuvalet sıkıntısı vardı. Uyanık ev sahipleri evlerinin tuvaletlerini işlettiler. Yarım vole vurdular. İlerleyen saatlerde ara sokaklarda her yerin tuvalet olduğunu tahmin ediyorum.

*Fiyatlar makuldu. Herhangi bir (pardon Gorki Hayırsever her hangi bir ayrı yazılacaktı artık) denetim olmadığı için herkes her şeyi satıyordu. Biralar 10 TL’den alıcı buldu. Bakkallar da 10 TL’ye çıkarmışlardı.

*Cankurtaran’daki Erol Taş’ın kaavesine mutlaka gidin.

*Sonuç olarak iyiydi, hoştu.

Bye

Bu yazı Diğer, Uncategorized kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.