HARİKA BİR GÜNDÜ 27 – TARAKLI-GÖYNÜK

1519115841_tarakli

*Geçenlerde bir insanla Taraklı-Göynük gezisi yaptık. İzlenimlerimi paylaşıyorum.

*Aslında bu gezi sadece Taraklı için planlanmıştı ancak Göynük’ün oraya 20 km uzaklıkta olduğunu fark edince gidelim dedik ve faka bastık çünkü Göynük Safranbolu’yla aşık atabilecek kadar güzel bir yermiş.

*Gezi önce Darıca Hayvanat Bahçesi ile başladı. Burasına daha önce gitmiştim ancak acele gezmiştim. Sindire sindire gezmem gerektiği için o, bir insanı ikna ettim ve gittik. Darıca’da iki tane kara jaguar varmış bu arada. Erkek aslan da varmış. Bunları daha önce görmemiştim. İnsan, çok bunaldı ve HB gezisi hemencecik bitti. Ver elini Sakarya.

*Sakarya’ya daha önce gitmiş ve 56 dakikada şehri tüketmiştim. Bu sefer amaç ünlü ıslama köfteci Köfteci Mustafa’ya bir daha gitmekti. Ölene kadar oraya gidebildiğim her zaman gideceğim.

*Köfte Balkan işidir ve Sakarya’da çok Balkan göçmeni vardır. Kafkas göçmeni de vardır. Bunlar, Anadolu sıkıcı Türk-İslam yaşam tarzına çok yüz vermeseler de riyakar bir şekilde milliyetçi ve muhafazakar olurlar. Sakarya “Top 10 Sağcı Şehirler” yazımda yer alıyordu. Neyse ki köfteyi getirmişler. Çok çok iyi. Bu sefer ekmek biraz kuruydu ama o aroma akıllara Erzurumlu fıkrasını getiriyor.

*İstikamet Taraklı. Cittaslow albümümde geçiyordu Taraklı. Evet, bir Cittaslow üyesi. Bu konudan o albümde bahsettik. En son Sinop, Gerze oldu sanırım. Yorum bölümünde albümü bulacaksınız.

*Şener Şen ve Olgun Şimşek’in oynadığı Telekom reklamında “Mümkünlü” kasabası olarak gösterilen yer Taraklı’dır.

*Nallıhan, Mudurnu, Göynük, Taraklı, Geyve… Bu hat tarihsel İpek yolu hattı olmakla birlikte E5 yapılmadan önceki İstanbul-Ankara hattıdır. E5 yapılınca kaderlerine terk edilmişlerdir. İzole kasabalar haline gelmişlerdir. Şimdilerde işte on dokuz buçuğuncu yüzyıl (bundan bahsetmiştim bir yerde) mimarisi kalıntılarının ekmeğini yerler ve turizm açısından kıpırdanmalar yaşarlar.

*Taraklı bu mimariyi hoyratça bastırmış, Göynük ise pek ellememiş ona. O yüzden Safranbolu’yla aşık atar.

*Birinci görselde gördüğünüz küçük bölge Taraklı’nın bir bölgesidir ama hep internet fotolarında orası çıkıyor. Yürüyerek 15 dakikada akropole varırsınız ve oradan kasabaya bakarsınız. Bütün akropoller yürümesi imkansız gibi görünür ama çok kısa sürelerde tırmanabilirsiniz akropollere.

*Bu arada Sakarya-Taraklı yolunun manzarasının da muhteşem olduğunu ekleyelim. Marmara Bölgesi zaten muhteşem de acaba yollar iyi açılar sunuyor mu? Önemli olan budur.

*Taraklı da bir de anıt ağaç var. O ağaca giden yol ve ağacın çevresi çok iyi. Bu yol üzerinde bir triportör gördük.

*Şehir merkezinde bir tane klasik Osmanlı camisi var. Fotodaki değil.

*Şehrin tepesine beş, altı tane TOKİ binası inşa etmişler. İğrenç görülüyor. Ayrıca çarşı caddesindeki laz müteahhit mimari akımı binaları da doğal silueti katleden yapıda.

*Güzel bir güneş ışığı eşliğinde mutlaka gezilmesi gereken bir yerdir. Arabayla İstanbul’dan Ankara’ya gidecek birisi, işsizse, Taraklı, Göynük, Mudurnu, Nallıhan üzerinden Ankara’ya gidebilir bir gün.

*E5 Bolu ve Düzce’yi ıhya etmiştir.

*Bolu’dayken Göynük’ü çok duyardım. Gitmeye niyetlenmiştim ama yollarının çok bozuk olduğunu söyledikleri için gitmemiştim. Mudurnu’ya ise birçok kez gittim.

*20 km ilerimizde olduğunu görünce “hadi gidelim” olduk. X olmak, Y olmak… Türkçe katliamı.

*Safranbolu’dan daha büyük mü? Emin değilim. Ayrıca ortasından nehir geçmesi de diğer bir artısı. Evler bakımlı ve her zamanki gibi doğal yapıyla çok iyi uyum sağlamış. Tıpkı Safranbolu gibi iki vadiye yaslanmış on dokuz buçuğuncu sivil mimari tarz (büyük oranda Rumlardır bunu ortaya çıkaran) göz alıyor.

*Tepede meşhur zafer kulesi var. Saat kulesi değil. Ne için dikildiğini unuttum. Mudurnu’daki saat kulesiydi yanılmıyorsam.

*Bu arada Taraklı-Göynük arasındaki yol da enfes bir yol. Yeşili severim. Daha doğrusu son yıllarda fark ettim. Sinop ve Bolu’da yaşarken yeşili sevdiğini fark edemiyor insan. Şu anda yaşadığım yerin çevresindeki beş kilometrekarede yan yana beş ağaç yok.

*Bu arada Göynük’ün de son zamanlarda cittaslow seçildiğini unutmuşum.

*Fatih’in hocası Akşemsettin’in türbesi var Göynük’te.

*Dere boyunca birçok tarihi yapı var. Bunların çok ayrıntısına giremedik.

*Zafer Kulesi’ne çıkmak çok da yorucu değil. Garajdan altı dakika.

*Mantı da yedik. “Yöresel”. Çok beğenmediğimi belirteyim.

*Bitti. İyi günler.

*Kelam velhasıl, harika bir gündü ve iyi ki yaşandı.

Alakasız Not: Iniesta’nın veda ettiği maçta gözlerden kaçtı ama aslında bir efsane daha futbola ve yürekten bağlı olduğu takımına veda ediyordu. Real Sociedad’ın efsanesi Xabi Prieto da 16 yıllık takımına veda ediyordu. Beş yaşından beridir de kulübünün kombinesine sahipti.

goynuk-2

Bu yazı mimari, Seyahat, Uncategorized kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.