Story Paylaşmakla İlgili Düşüncelerim

Kimler, neden story/hikaye/durum paylaşır? Burada normal SM paylaşımları değil kimin baktığının belli olabildiği, bir gün sonra yok olan paylaşımlar kastedilmektedir. Bunlara Whatsapp’ta “durum” ve Facebook’ta “hikaye” denir. Instagram’da da “hikaye” denir ama emin olmamakla birlikte Instagram kullanıcıları daha çok “story” kelimesini kullanıyorlar. İlk hangisi başladı, bilmiyorum. Muhtemelen Instagram’dır… Yazının bundan sonraki bölümünde hepsi için “story” kelimesi kullanılacaktır.

Kimin baktığının anlaşıldığı, bir gün sonra yok olan paylaşımlar… Burası önemli işte. Yoksa paylaşım yapmak yıllardır olan bir şey. Bu, ilk defa oluyor. Kimin baktığının belli olması ona farklı farklı sosyo-psikolojik özellikler yüklüyor. Bir gün sonra yok olması da onu daha bir “değerli” kılıyor çünkü tarih olacak, bir daha görünmeyecek…

Bence story paylaşmak da “her şey” gibi çift yönlü bir şey. Normal olan yanları var ama bence oldukça az ama anormal yanları da var. Çokça anormal yan barındırıyor. Fakat bu bana göre anormal ve yanlış ve tuhaf. Oysa her yeni şey kendi normalini yaratıyor ve topluma yediriyor. Kıçını yırtsan düzeltemiyorsun.

Normal ve masum olan yanı insanın ilgi görmek isteyen bir canlı olmasıdır. Bu, gayet normaldir. İlgi görme olayı insanın evrimsel sürecinde çakılı bir şekilde durmaktadır. Herkes ilgi görmek ister, bunda anormal bir yan yok. Story paylaşmak bu amaca hizmet ediyor. Önemli ve mutlu bir anını paylaşmakta da sakınca yok bence. Buna da hizmet ediyor story paylaşmak.

İşin “yatırım” boyutu var bir de… Duygusal ilişkilerde birisine yatırım yapan kişi onunla diyalog başlatmanın bahanesi olarak story’i kullanabiliyor. Bu story’ler bu tür diyalogların başlaması için bulunmaz Hint kumaşı. Beş dakikada diyalog başlamış ve süreç az çok kendini belli etmiş oluyor. “Yatırım” boyutunda sakınca var mı? Eski kafalılar, diyalog başlatmak için bin dereden su getirmiş olanlar bu “kolay yol”u kolay kolay kabullenemezler. Onu ucuz bulurlar falan ama artık “yeni durum” budur. İster kabul etsinler ister etmesinler… Story temalı mesajlaşmak ve diyalogu farklı boyuta taşımak çok sık yaşanan ve kişiyi amaca kolaylıkla götüren bir şeydir. Burada anormal olan 50 kişiye aynı anda yatırım yapan, bir kişiye odaklanamayan kişinin şirazesinin kaymasıdır.

“Attention whore” tabirinden bahsetmemiz gerekecek. Kelime kelime tercümesi “ilgi orospusu” gibi bir şey. Elbette burada erkek egemen toplumun kadınlara yıktığı bir yafta var. Sadece kadınların “attention whore” olabileceği düşünülür ama ben böyle erkeklerin de olduğunu düşünüyorum. İşte etrafında sürekli olan bir toplam isteyen, bunun için her şeyi yapan hastalıklı bir ruh hali. Amaç bir kişiyle gerçek bir süreç yaşamak (ekmek yemek) değil sürekli çokça kişi tarafından ilgiye maruz kalmaktır. Ben AW’yi bu yazıda kadınlar ve erkekler için kullanıyorum. AW’ler için de story paylaşmak bulunmaz Hint kumaşı. O göze tıklayıp kimin baktığına bakarlar ve sayı oranında rahatlarlar. AW’lerin emellerini hayata geçirmek için kullandıkları story olayı ne sevimsiz bir şeydir…

Sevimsiz şeylerden devam edelim çünkü üç, beş gram olan masum şeyler bitti. Story paylaşmak bana göre SM terör örgütünün en büyük olumsuz çıktısı olan “yanılsama dünyası”nı inanılmaz besleyen bir şey. Bir insan kendisini olmadığı halde süperstar zannediyor ve story’ler aracılığıyla milyonlarca takipçisini besliyorsa ortada ciddi patolojik bir vaka var demektir. Öff patolojik miydi patalojik miydi? Bunu da bir türlü öğrenemem. Bakayım bari… Tamam patolojikmiş… Eski Milanlı futbolcu Pato’dan aklımda kalsın. Espiriyi 10 senede öğrendim de… İtiraf: Az önce yine “lanet”e baktım…

Ortalık çakma süperstar dolu. Ya yapmayın etmeyin… Sizler birer Sivaslı, birer Erzincanlı, birer reprodüksiyon ve klişe teknisyeni, birer İngilizce öğretmeni falan insanlarsınız… Milyonlarca kişi sizin gün içerisinde anbean ne yaptığınız için ölüp, bitmiyor… Sarsılın ve kendinize gelin… Kanaat önderi de değilsiniz, allame-i cihan da değilsiniz. İkincisini zaten TR’de siklemezler. Bu tür hareketler sizi üzer ve daha mutsuz bir insan haline getirir. Ben, 30 tanımadığım kişi falan tarafından yolda çevrilmiş ve yazılarım üzerinden övgü almış bir insanım yine de bu SM aleminin yalan dolan olduğunu biliyorum.

Övgü almak ve beğenilmek istiyorsanız gerçek kişilerle, gerçek süreçlere giriniz sonra bunu da SM’de işler, etkiyi arttırırsınız. Bu da bir proje şeklinde olmaz. Merak duygunuzu, itiraz etme isteğinizi ve kendinizi geliştirme arzunuzu sorgulayın derim. Bunlar eksikse SM’nin yalan dolan dünyasında patolojik patolojik takılırsınız. Bir önceki cümlede sıraladığım üç şey bence mutluluğun formülü değilse de ön koşullarıdır. Bunlar olmazsa bir insanın gerçek anlamda bir “hikayesi” olamaz diye düşünüyorum.

Hikayesi, eğlencesi bol hayatlar ve anlar dilerim… Dilek, temennide dünyanın en kötüsü olarak yine de bunu sizin için yaptım…

 

Bu yazı Diğer, Uncategorized kategorisine gönderilmiş ve ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.