Hayal Gücü İktidara Gelmiş, Haberimiz Yok: İsli Bira

20180209_184517

SPOILER!!!

Bu yazıda biranın özel bir içecek de, özel bir tat da olabileceğini savunan düşünceler vardır.

Evet, resmen hayal gücü iktidara gelmiş…

Bu başlık güzel de “isli bira” tabiri insanlarda nahoş duygular uyandırır bence. Ama öyle anılıyor, yapacak bir şey yok.

Önce adından başlayalım, sonra is mevzusuna dalarız, sonra da tarihini ele alırız.

Adı Aecht Schlenkerla Rauchbier. Burada tanıtılan modelin “Marzen”. Metrogrossmarket’te bir de “Weizen” modeli var. Onu da çok beğendim de ben marzenden bahsetmek istiyorum. Bu bira Almanya’nın (elbette kuzey Almanya değil) Bamberg kasabasında üretiliyor. Bu kasaba kişi başı yıllık 300 litreyle dünya birincisi. Yani herkes, her gün iki tane yuvarlıyor. Şişeden okuması çok zor çünkü biranın tarihi değerine vurgu yapmak için eski bir font seçmişler. Telaffuzu “eşt şilenkeela rauğhbie”. Almanlar tıpkı İngiliz İngilizcesi konuşanlar gibi r harfini telaffuz etmezler. Bizim damak yapımız için bu zordur o yüzden r’nin telaffuz edildiği Amerikan İngilizcesi bence bize daha uygundur. O halde ben bu biraya “şilenkerla” derim. Diğer kelimeler çok önemli değil. Ne içtin? / Şilenkerla içtim…

“Aecht” o bölgenin ağzıyla Almanca “echt” kelimesi yani orijinal. Schelenkerla da o bölgenin lehçesinde sallanarak yürümek anlamına gelen “schlenkern” kelimesinde türetilmiş çünkü bu biranın sahibi engelliymiş ve kollarını tuhaf tuhaf sallayarak yürürmüş. Marzen ise “Marz” yani Mart kelimesinde üretilmiş. 1500’lü yıllarda Bavyera Dükü Nisan Eylül arasında bira üretimini sağlık gerekçeleriyle yasaklamış. Elemanlar da Mart ayında abanıyorlarmış. 1800’lü yıllarda elemanın biri ürettiği bir çeşit biraya Marzen demiş. Yani marzen aslında bir bira çeşidi ve her zaman bulunuyor ama kelimenin hikayesi çok eskilere gidiyor.

Gelelim mi is mevzusuna? Eminim bu biranın tadını TR bira içicilerinin yüzde 90’ı yadırgayacak ve beğenmeyecektir. Mangal külü içtiklerini öne süreceklerdir. Burger King’in barbekü sosu tadı geliyor. Mangal, is kokusu geliyor evet fakat işte benim düşüncemdir, harika bir tadı var. Harika bir aroması var. Top 4’ten listeme girdi namussuz. Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak…

Neden is aroması geliyor? Aslında önceden bütün biralar isliydi. Arpayı kavurmak için fırınları kullanıyorlardı ve bu is kokusu bütün biralara geçiyordu. Buhar makinesiyle bu işte orada yapmaya başladılar ve biranın altın sarısı rengi de buhar makinesi sayesinde yani Sanayi Devrimi’nden sonra oluştu. Bu üretici malt elde etmek için hala meşe odunu kullanıyor ve is aroması buradan geliyor.

Malt mı? O da ne? “%100 Malt” ifadesi insanları biraya çekiyor. Yanlış bir kullanım bu. Daha doğrusu yanlış değil. Tuborg’un piyasadaki payını arttırmak için başvurduğu bir “saf siken”lik örneği. Malt çimlendirilmiş ve kavrulmuş tahıl demek. Ve bira bunlardan yapılır. Yani arpa maltı da olabilir buğday maltı da…Tuborg Efes’in pirinç kullandığını ama kendisinin kullanmadığını göstermek için ortaya böyle bir şey atmıştır. Ve tutmuştur. Birincisi ne maltı olduğunu belirtmesi lazım. İkincisi Efes’in kullandığı “arpa” maltı da “%100” malttır. Üçüncüsü pirinç kullanmak “orospu çocukluğu” değildir. Ek bilgi: Şeker kullanmak da “orospu çocukluğu” değildir aslında. Hedeflenen aroma için pirinç de kullanılır, şeker de, zencefil de…Altın bile kullanan var. Malzemeye odaklanmak lazım.

Schlenkerla, Metrogrossmarket’te bakmadan aldığım bir biraydı. Yalnız önce “weizen”ini almıştım. Tabi bunları içmeden önce bloglara, ratebeer.compuanına bakıyorum. Araştırmalardan sonra heyecanla içtim “weizen”i. Yine allahım kırıldı. Hemen gidip marzen’i aldım. Weizen’in %40 isli olmayan buğday maltı bu arada. Marzen bir lager ama buğday biraları gibi aromalı bir havası var. Neyse marzen asıl filmi kopartan alet oldu. Gerçekten enfes ötesi bir tadı var. Yani bana göre…Eğer denedikten sonra “bu ne amk” diye bana mesaj atacaksanız hiç denemeyiniz. Kusura bakmayın arkadaşım (halk), sizler muhafazakarsınız. Bir sürü yanlış bilgiyle yüklüsünüz ve arayışçı değilsiniz. Benim suçum değil. Hiç darılmaca gücenmece yok. Not: Bu provokasyonlar hep okuyucuyu biraya yöneltmek içindir.

Tarihinden bahsedecektik…Neyse çok da önemli değil ve ismiyli ilgili bilgiler verirken biraz bahsettik zaten.

Metro’da 20 TL. Mekanlarda bulunabilirse 35’den falan okuturlar en az. Ekşi Sözlük’e göre Almanya’da 0,80 cent.

Bloglarda böyle maç izlemek için veya serinlemek için içilecek bir bira olmadığı, füme etlerle, barbekülerle tüketilmesi gereken bir şey olduğu yazıyor. Apikoğlu’ndan füme eti aldım. Metro’ya gidince iki tane alıp, onunla tüketeceğim.

Bamberg şehri UNESCO dünya mirası listesinde. Medeniyetin ölçütü olarak bira, şort ve zinayı aldığım için bana kızıyorlar ama işte koskoca UNESCO bir “bira kentini” ortak kültürel dünya mirası olarak değerlendirebiliyor.

Not 1: Alkol dostunuz değildir. Ve bu yazıda alkol reklamı yapılmamıştır manalı üç nokta

Not 2: Bu yazıda provokasyon, abartı vardı ama yalan yoktu. Bazen onu da devreye sokarım.

Not 3: Şişenin üstündeki mühürde adamın salına salına yürümesi görülüyor.

Not 4: Yazım yanlışlarına bakamayacağım.

Alakasız Not: Saat 16.30’dan sonra marketlerde brokoli bulunamıyor. Yağmalıyorlar erkenden.

Bu yazı Uncategorized, Yiyecek İçecek kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.