Mülhitler Whatsapp Grubu

2cb0d505ff8888a9df7dee179cbf0658

Hep asosyal olmaya çalışmışımdır ama başaramamışımdır…

Gittiğim her ilde, her okulda bir dostluk grubunun parçası olmuşumdur…

Başarmak inanmanın iki katıysa inanmamak başaramamanın ta kendisidir.

Son iki senedir bu Mülhitler Whatsapp grubunun bir üyesiyim. Bu dostluk grubunu çok sevdiğimi belirteyim. Eski çalıştığım iller olan Sinop’ta, Bolu’da da dostluk gruplarının parçası olmuştum.

Bu grubun hikayesine bir bakalım.

Önce gruptaki kişileri tanıyalım.

A: The Biggest Trollski Gencer Ergünay…

B: UK yani Utku Kayan…

C: Çöp okur, davar müzik tüketicisi ve davar film izleyicisi Gorki Okuryazar…

D: Ben. Bana bugüne kadar lakap takmak isteyen çok insan olmuştur ama nedense hiçbir lakap bende durmamıştır.

Grupta olmayan ama buluşmaların önemli bir bölümünde yer alan Adem Soy…

Grubun internet geyiklerinde son zamanlarda ziyadesiyle yer bulan ünlü polisiye roman yazarı Alper Kaya…

Mardin’e tayini çıkmadan önce birçok buluşmada boy gösteren Dr. Barış C. Salman…

Bu grubu zaman zaman Cengiz Oktay ve Ümit Cingöz’le buluşturmak istiyorum. Halil Selim olmaz çünkü o ilk tanışmalarda çok itici olur.

Bu grup nasıl oluştu?

Bu grubun oluşumunda Gencer Başkanın büyük önemi vardır. Ondan önce ben Gorki Okuryazar’ı 10 senedir tanıyordum. Bizim mahallede bir kitapçıda başlayan sendika toplantılarından tanıyordum. Daha sonra o toplantılar bir sendika bürosu açılmasını başardı. O büro 15 Temmuz’dan sonra bütün muhalif oluşumların dibi bulması sonucunda o tarihten beridir atıl duruyor. Geçen sene bizim roman toplantılarımız dışında açılmadı. Neyse yakında “Eğitim-Sen’le İlgili Düşüncelerim” başlıklı bir yazı yazacağım zaten.

Gorki Okuryazar’la bu 2011-2014 arası bu toplantılarda beraberdirk. Daha sonra özel görüşmeye başladık. Aynı sokakta oturuyorduk. Ben bekardım, o ise evli. Şu anda tam tersi. Genelde benim evde maç izleyip bira içiyorduk. Facebook yorum kariyerimiz ise 10 yıldır istikrarla devam ediyor. Bazen sırf onun için bile yazı yazdığım oluyor.

Neyse daha sonraları ünlü sosyalist teorisyen Metin Çulhaoğlu’nun bana Facebook yorumlarında zarf atması sonucunda bana Facebook’tan yağmur gibi arkadaşlık istekleri yağmaya başladı. Bunlardan biri de Gencer Başkandı. Daha sonra Gencer Başkan benim sitemdeki yazıları inceledi ve biralarla ilgili yazılarımdan sonra benimle iletişime geçmeye karar verdi.

Benimle ısrarla görüşmek istiyordu. Bu tür görüşmeleri hiç istemediğim, yeni insan tanımaktan nefret ettiğim için (yeni insan bir risktir ve var olan yükünü arttırabilir) ilk zamanlar onu oyaladım. Bayağı ısrarcı oldu ve ben de artık pes ettim. Bir gün buluşma kestik ama o gün de aşırı yağmur yağdığı için o görüşme yattı.

Daha sonra Gencer Başkan benim İstanbul Gezi Projeme dahil oldu ve ilk kendisini orada gördüm. Divanyolu gezisiydi o gezi ve geziden sonra biz Kadıköy’de içtik.

Artık dostluk kurulmuştu. 2017 Eylül’ünde başladı bu dostluk.

Sonra Gencer Başkan da benim Sancaktepe’deki (acıklı) bekar evime maç izlemeye gelmeye başladı. Bu arada bu başkan lafı nereden çıktı? Hiçbir yerden. Öylesine başladı ve sürdü. Bu arada ben Ümit Cingöz ve Barış Tutuk’a da başkan derim.

Bir gün bana gelirken Gencer Başkan Gorki’yi de çağırdım. Tanıştırılacak insanlar nokta atışı olmalıdır diye düşünürüm. Dünya Halkları: Abi, raat ol. Biraz esnek ol… Bu tanıştırmanın iyi olacağını düşündüm ve harekete geçtim. Artık ikisi haftada bir gün bana geliyorlardı ve maç izleyip bira içiyorduk. Tabii asıl amaç sohbet etmekti.

Sonra olaya UK dahil oldu. UK’u bizim sol partinin bölünme aşamasında tanımıştım. Bir meyhanede onu bizim tarafa ikna etmek isteyen insanlarla rakı içiyorlardı. Zaten rakı içmek sol partilerde birisini üye yapmak ve işte o bölünme süreçlerinde kendi tarafına çekmek için bahane olarak kullanılırdı. Rakı içmenin bir “büyüsü” olduğu düşünülüyor ya… Rakının muhabbetinin diğer içkilerde olmadığı düşünülüyor ya… 2014 yılında tanıdığım UK ile bir daha görüşmedik.

Fakat o da son yıllarda Feyste çok ilginç şeyler yazıyordu. Akrabaları takmayan küfürlü ifadeler (dalağını sikerim falan) . Tabii orada sosyolojik alt metinlerde “okumalara” olanak sağlıyordu UK. Onunla da artık yoğun bir yorumlaşmalar kariyerimiz başladı. Bir gün onu bizim eve yemeğe davet ettim. Görüşmeli dostluk böyle başladı. Artık ben evli biriydim ve evli adamların gidip maç izlediği bekar arkadaş değildim.

O bekar arkadaş artık Adem Soy’du. Bir süre sonra GO karısından ayrılınca o da olmaya başladı.

Bir gün UK’u da Adem Soy’un evine çağırdım.

Bir bahaneyle GO ve GE ile açtığımız “Mülhitler” grubuna UK’u da kattım.

Bu grup artık haftada bir Adem’de buluşmalı veya Pandemi sebebiyle çok sık yapamasak da buluşmalı, gezmeli bir grup oldu.

Gruptaki geyik ise tam gaz devam ediyor.

NİTELİKLİ ABAZAN MUHABBETİ

Abazan muhabbeti ikiye ayrılır: Leş abazan muhabbeti ve sosyolojik alt metinler okumalarına imkan tanıyan, ironilerle dolu, “farkındalık” yaratmaya çabalayan nitelikli abazan muahbbeti… Bu uğurda ironi olsun, erkek egemen dünyayı eleştirelim diye grubun ismini favori ironimiz olan “Amın Oğulları” şeklinde değiştirmek istedimse de Gencer Başkanın küçük bir kızı olduğu için bunu yapamadık. Grupta NAM’ı sık sık yaptık. Yaratıcı ironilerle, zorlu alegorilerle, zihin emeği talep eden soyutlamalarla erkek egemen toplumu eleştirdik.

UCUZ GEYİK

Çok da zeka parıltısı barındırmayan, Natuk Baytan tarzı geyikler de bu grupta mevcuttu. İsim, deyim deformasyonları, iğrenç espriler, uç absürtlükler falan hepsi bu grupta mevcuttu.

EDEBİYAT, SANAT

Grupta bunlar da yer alıyor. Gruptaki herkes aşağı yukarı benzer estetik zevklere sahip. Hepsi yaşlarındaki insanlardan katbekat ileride birikime sahip insanlar. Kimisi üretiyor da.

FUTBOL, BİRA

Bu ikisi ve son zamanlarda benim ricamla basketbol da bu grubun motor güçlerinden. Adem Soy’un evinde Türk futbolu için buluşuyoruz. Ben normalde Türk futbolu seyretmem. Seyredeni köylü bulurum falan ama genelde maç bir aksesuar olarak kaldığı ve aslan payını muhabbet oluşturduğu için heş etkinlikler oluyor. Bira içip üzerine Adem’in oradaki başarılı tantuniciden sipariş vermek iyi oluyor. Bir gün ehliyeti kaptıracağım da ne zaman?

KAĞIT

Kağıt oynamaya bayılırım ama eşli batak veya eşli 51’e. Kağıt oynamayı da denedik. Başarılı olamadık bence çünkü onlar Rıfkı oynamak istiyorlardı. Ben Rıfkı’dan sıkılıyorum. Çok uzun sürüyor. Birilerinin oyunun yarısında umutları tükeniyor ve onun için oyun ısdıraba dönüyor. Onlar da eşli batağa benim gibi tutkuyla bağlı değiller. Dolayısıyla bu fasıl kapandı. Belki de pokerde bu ritmi yakalayabiliriz. Aslında UK, AS eşli batağı seviyorlar ama GE ve GO davar eşli batak oyuncuları olduğu için olmuyor. Zorlamaya gerek yok. Bizim muhabbet zaten çok kaliteli.

FİLM İZLEMEK

Muhabbetimiz kaliteli derken arkadaşlar bazen film izlemeyi de öneriyorlar. Ben pek yanaşmıyorum çünkü haftada bir buluşuyoruz ve filmi izlersek konuşamayız. filmi izler kalkar gideriz ama şu olabilir, herkes için fetiş bir film vardır. Garantidir o film. O zaman olabilir. Goodfellas, The Big Lebowski, Adı Vasfiye gibi filmler…

İşte böyle. Bu dostluk böyle gider. Birileri şehir değiştirmezse tabii. O zaman dostluk yalan oluyor. Örnek Güven Uygun, Cenk Sezgin dostluklarım ama sık görüşememek hüzünlü oluyor. Ben bir çılgınlık yapıp İzmir’e gidebilirim ilerleyen yıllarda. Umarım gitmem. Merhaba Mülhitler. Buyurun oturun. Ne içersiniz?

Bu yazı nitelikli goygoy, Uncategorized kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.